Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ilk işe giriş tarihinin 08/07/1981 olduğunun ve 01/08/2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

Dava, davacının ilk işe giriş tarihinin 08.07.1981 olarak tespiti ile davacının 01.08.2015 itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 506 sayılı Yasanın 60/G maddesi uyarınca sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 13.05.1982 tarihi olduğunun tespitine,bu tarihten önce ödenen MYÖ sigortaları primlerinin prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilmesine,davacının 01.08.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa'nın belirlediği biçimde eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 08.07.1981 tarihinde...Koll.Şti unvanlı ... sicil numaralı işyerinde işe başladığına ilişkin bildirgenin 18.03.1982 tarihinde kuruma intikal ettiği,işyerinin 08.07.1981-30.11.1982 tarihleri arasında kanun kapsamında bulunduğu,işveren tarafından dönem bordrosu verilmediğinin kurumun 02.05.2016 tarihli yazısında belirtildiği,mahkemece kayıtlı komşu işyeri çalışanı olup olmadığı tespit edilemeyen tanık beyanlarına dayalı olarak eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp,işveren tarafından bordro verilmediği de gözetilerek, ... Kurumu, zabıta, maliye ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak,daha önce dinlenen tanıklardan ...’ın hizmet cetvelinde gözüken 1981 yılındaki çalışmasının geçtiği ... sicil numaralı işyerinin hangi işverene ait olduğunu,komşu işyeri niteliğinde olup olmadığını araştırmak ,davacının göstereceği diğer tanıkları dinleyerek, bunların komşu işyeri çalışanı niteliğinde olup olmadığını hizmet cetvelleri veya vergi kayıtlarını getirterek denetlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***