"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1983-2014 yılları arasında Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının vergi kaydının bulunduğu 1983-2014 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın işlemden kaldırıldığı 11/03/2015 tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından H.M.K.'nun 150. maddesi uyarınca 11/06/2015 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş, ancak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Dosya kapsamından, davanın takipsiz bırakıldığı 11/03/2015 tarihli celsede davalı Kurum vekilinin hazır bulunduğu ve davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1. maddesinde “Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.” hükmü yer almaktadır.
HMK'nın "Ön İnceleme ve Tahkikat" başlıklı 320. maddesine göre mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir ise de daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.
Somut olayda mahkemece, ön inceleme aşaması tamamlanmadan önce işlemden kaldırılan ve takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve davalı Kurumun kendisini vekil ile temsil ettirdiği gözetilerek Tarifede belirlenen maktu ücretin yarısı olan 750,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasına yeni bir bent eklenerek “Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 750,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma verilmesine” yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 06/10/2016 gününde oy birliğiyle ile karar verildi.