Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

1-Dosyadaki temyiz kapsam ve sebeplerine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, sigortalının iş kazası nedeniyle açtığı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Mahkemece, 7.516,84 TL maddi tazminatın 100,00 TL'lik kısmına olay tarihi olan 07/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, davacı tarafın maddi tazminat talebi ile ilgili fazlaya ilişkin dava ve talep hakkının saklı tutulmasına, 3.000,00 TL manevi tazminatının olay tarihi olan 07/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, manevi tazminat talebi ile ilgili fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117/2.maddesine göre; iş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir. Somut olayda, dava konusu iş kazasının 07/10/2013 tarihinde meydana geldiği, dava dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat istemine olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesinin açıkça talep edildiği ve dava dilekçesindeki faiz isteminin ıslah dilekçesini de kapsadığı anlaşılmasına rağmen, Mahkemece maddi tazminat isteminin tümüne olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerine; sadece dava dilekçesi ile istenilen maddi tazminat miktarı için faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı, yürürlükteki HMK 370/2. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının A paragrafının tamamen silinerek yerine;

“ A)Talep ile bağlı kalınarak ;

7.516,84 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 07/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine” miktar ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 28.06.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***