"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi
Davacı, dava konusu alacağından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi ve muvazaalı boşanmış olması sebebiyle babasından almakta olduğu yetim aylığının durdurulması ve yersiz ödeme gerekçesiyle adına borç çıkarılmasına dair kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hakkında verilen boşanma kararı kesinleşen davacıya ölü olan sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle başlangıç tarihi itibariyle kesilerek yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı ...ve Genel Sağlık Sigortası kanunun 56. maddesidir.
Somut olayda, davacı ve eşi ... 14/01/2008 tarihinde boşanmışlardır. Davacıya babası nedeniyle yetim aylığı bağlanmıştır. 16/02/2010 tarihli kontrol memuru raporunda yer alan, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayarak Kurumdan haksız menfaat temin ettiği yönündeki tespit üzerine yetim aylığı başlangıç tarihi itibariyle kesilerek, Kurumca, yapılan ödemeler borç kaydedilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
16/02/2010 tarihli Kontrol Raporunda; ... ile ilgili yapılan çevre soruşturmasında, komşularıyla görüşüldüğü, yazılı beyan vermekten imtina eden Kumluk Mahallesindeki komşularının ... ile kocası ...'ın 2008 yılı içerisinde anlaşmazlık yüzünden boşandıklarını, daha sonra ise barıştıklarını, artık aralarında bir sorun olmadığını, birlikte yaşamaya devam ettiklerini ve şahısları yeniden evlendi olarak bildiklerini ifade ettikleri, Kumluk mahallesi muhtarı ...”in ... ile ...'ı tanıdığını, Kumluk mahallesi Orman Sk. No:10/5 Boyabat adresinde birlikte yaşadıklarını, aralarında herhangi bir anlaşmazlık veya husumet bulunmadığını beyan ettiği bildirilmiştir.
Somut olayda, davacı ve boşandığı eşinin Kurum tarafından birlikte yaşadıklarının tespit edilmesinden sonra 16/10/2010 tarihinde yeniden evlendikleri, evlendikten sonra 01/11/2010 tarihinde Kemaldede Mah. Hürriyet Cad. No 15/5 Boyabat adresini bildirdikleri, bu tarihten önce Kumluk Mahallesinde birlikte yaşadıkları anlaşıldığından 16/02/2010 tarihli Kontrol Raporunda tespit edilen hususlar da dikkate alındığında davacı ve eski eşinin, boşanma sonrasında da birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.