"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı- karşı davalı, almakta olduğu yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte yeniden bağlanmasına,
Davalı- karşı davacı Kurum ise, davalının itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacı karşı davalının davasının kabulüne, davalı karşı davacı Kurumun davasının reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin tüm, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi ve muvazaalı boşanmış olması sebebiyle babasından almakta olduğu yetim aylığının durdurulması ve yersiz ödeme gerekçesiyle adına borç çıkarılmasına dair kurum işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren faiziyle birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.
Birleşen dosyada ise davacı Kurum vekili, davalı ...'nın itirazı nedeniyle durdurulan takip dosyasında davalının itirazının iptaline ve % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile davacının kesilen yetim aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine, birleşen davanın reddine, karar verilmiştir.
Hakkında verilen boşanma kararı kesinleşen davacıya ölü olan sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca gerçekleştirilen işlemle başlangıç tarihi itibariyle kesilerek yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk işleminin tesis edildiği anlaşılmakta olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda istem aynen hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunun 56. maddesidir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
20/11/2013 tarihli İnceleme Raporunda davacının adresi olan ......... adresinde apartman görevlisinin ifadesinde davacı ve eski eşinin bu apartmanda yaşadıklarını, boşandıklarını hiç duymadığını, davacının eski eşinin apartman toplantılarına katıldığını ve aidatları ödediğini söylediği, söz konusu apartmanın karar defterlerinde 1999 yılından beri davacının eski eşi ...'in isminin geçtiği, davacının eski eşinin ikamet adresi olarak görünen ....... ... apartman görevlisinin ifadesinin alındığı ve ifadesinde ...'in bu adreste kalmadığını, senede birkaç defa gelerek oğlunu gördüğünü belirttiği, Kurumun Medula sisteminde davacının boşandığı eşinin adresi olarak ... ..... adresinin bulunduğu bildirilmiştir.
Somut olayda, .... Mah. Muhtarı ... imzalı evrakta davacı ile eski eşinin 40 yılı aşkın zamandır aynı adreste yaşadıklarının belirtildiği, aynı evde yaşayanları belirleyen 2004 yılına ait kayıt bulunduğu, ayrıca davacı ile eski eşine ait birtakım abonelik ve banka kayıtlarında birbirlerine ait adreslerin bulunduğu anlaşıldığından 20/11/2013 tarihli İnceleme Raporunda tespit edilen hususlar da dikkate alındığında davacı ve eski eşinin, boşanma sonrasında da birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup 5510 sayılı yasanın 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden, davacı/karşı davalı ... tarafından açılan asıl davanın reddine ve davalı/karşı davacı Kurum tarafından açılan birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.