"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eksik hesaplanan yaşlılık aylıkları ile ödenen ve ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı Kurum tarafından eksik hesaplanan yaşlılık aylıkları ile ödenen ve ödenmeyen yaşlılık aylıklarının yasal faizi ile birlikte toplam 2.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu gereğince, 4.268,91 TL fark aylığın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 23.323,01 TL faiz miktarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya 10.07.2006 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı tarafından 29.09.2004 tarihinde sigorta başlangıcı talebi ile birlikte yaşlılık aylığı talebinde bulunularak dava açıldığı, mahkemece davanın kabul edildiği ve davacıya 01.02.2003 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verildiği, kararın Yargıtay'ca 25.10.2010 tarihinde onandığı, kararın kesinleşmesi ile birlikte davacının 07.10.2011 tarihli dilekçesi ile; 01.02.2003 tarihinden itibaren birikmiş aylıklarının faizi ile birlikte ödenmesi için Kurum'a başvurduğu, davalı Kurum tarafından davacıya 18.358,34 TL ödendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; mahkemece dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk olarak; davacıya 18.538,34 TL fark aylık ödenmesinde yanlışlık bulunmadığı belirtilmesine rağmen daha sonra denetlenmeyen hesaplamalar ile 4.268,91 TL fark aylık ve 23.323,01 TL faiz çıkarıldığı göz ardı edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davalı Kurum'dan davacıya 2006 yılında bağlanan aylık bağlama işlemlerine esas belgeler ile mahkeme kararından sonra hesaplanan fark aylık hesaplanmasına ilişkin belgeler getirtilerek, yeni bir bilirkişi raporu aldırmak, ayrıca bilirkişiden raporunda; kendisi tarafından bulunan miktar ile davalı Kurum tarafından ödenen miktar arasındaki farklılık olur ise bu farklılığın hangi işlemlerden kaynaklandığını da açıklamasını istemek ve böylece varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.