Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01.03.2000 tarihinden itibaren bağlanması gereken aylığını geç almasından ötürü yoksun kaldığı faiz alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine

2-Dava, davacının yaşlılık aylığının geç bağlanmasından kaynaklanan faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; bporundan 01.03.2000 tarihinden itibaren bağlanan birikmiş aylık tutarının faizsiz davacıya ödendiği belirtilmişse de buna ilişkin bilgi ve belge olmadığı gibi, davacının ödemeyi alıp almadığı veya almışsa faize ilişkin ihtirazi kayıt ileri sürüp sürmediği anlaşılmamaktadır.

Borçlar Kanunun 113/2.maddesi hükmüne göre evvelce işleyen faizleri talep hakkının saklı tutulduğu (ihtirazi kayıt) ve saklı tutulduğunun hal ve koşullardan çıkartılması kaydıyla, ödenmemiş faizlerin istenebilme hakkı ortadan kalkmamakta, asıl borç ifa veya sair bir surette son bulmuş olsa bile borcun fer'isi olan faiz varlığını sürdürmekte ve alacaklı bunları talep edebilme hakkını yitirmemektedir.

İhtirazi kayıt, alacaklının borçluya yönelttiği bir irade bildirimi ile yapılır. Bu bildirim ifadan önce ifa sırasında yada en geç ifanın ardından derhal yapılmalıdır. İhtirazi kayıt ileri sürülmezse, ilişkin olduğu hakkın düşmüş sayılması, o haktan zımni olarak vazgeçilmiş olması esasına dayanır. İşlemiş faizleri talep hakkı saklı tutulduğuna ilişkin beyanla ilgili olarak yasada bir şekil öngörülmemiştir.

Asıl borç son bulduğu halde alacaklı bu hakkını saklı tuttuğunu veya durum koşullardan bunun anlaşılması gerektiğini kanıtladığı takdirde işlemiş faizlerle ilgili hakkı son bulmayacaktır.

Mahkemece, davacının ödemeyi alıp almadığı, aldı ise ihtirazi kayıt ileri sürüp sürmediği, fazlaya dair hakkını saklı tutup tutmadığı araştırılarak faiz isteme yönünden karar verilmesi gerekmesine rağmen bu hususta araştırma yapılmaksızın sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

***