"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 07.01.2009-28.02.2013 tarihleri arasında çakışan sigortalılıklarından 4/1-b kapsamında olanların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 07.01.2009 – 28.02.2013 tarihleri arasında çakışan 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a ve 4/1-b maddeleri kapsamındaki sigortalılıklarından 4/1-b kapsamında olanların iptalini istemiştir.
Mahkemece; davacının 07.01.2009 – 28.02.2011 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 05.11.2008 tarihinden beri devam eden vergi kaydı bulunduğu, oda ve sicil kaydı bulunmadığı, davacının 506 sayılı Yasa ( 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a maddesi ) kapsamındaki çalışmalarının; 1985/3 – 31.08.1988 ( zorunlu ), 01.03.2003 – 2003/4. dönem ( isteğe bağlı ), 10.09.2004 – 01.02.2005 ( zorunlu ), 01.03.2005 – 24.01.2007 ( isteğe bağlı ), 24.01.2007 – 15.08.2007 ( zorunlu ), 29.08.2007 – 06.01.2009 ( zorunlu ), 01.03.2009 – 02.01.2013 ( zorunlu )ve 01.03.2013 tarihinden beri devam eden zorunlu sigorta şeklinde olduğu, davalı Kurum tarafından; davacının, 07.01.2009 tarihinde 4/b sigortalısı olması nedeni ile 01.03.2009 – 28.02.2011 tarihleri arasındaki 4/a hizmetinin 5510 sayılı Yasa'nın 53. maddesi kapsamında iptal edildiğinin, iptal edilen dönemdeki ödenen işçi payının 4/b hesabına aktarıldığının, prim transferi sonrasında davacının kalan borcuna ilişkin herhangi bir ödemesi bulunmadığının, davacının 25.11.2014 tarihinde 6552 sayılı Yasa'dan faydalanmak için talepte bulunduğunun, ancak ödemesi olmadığından yapılandırmasının da iptal edildiğinin, davacının 07.01.2009 – 28.02.2011, 03.01.2013 – 28.02.2013 ve 13.06.2015 – 22.06.2015 tarihleri arasındaki 4/b sigortalısı olmasına rağmen 30.04.2015 tarihi itibari ile 6645 sayılı Yasa gereği 12 ay ve üzerinde prim borcu olanların sigortalılık süreleri ile borçları silineceğinden davacının 30.04.2015 tarihi itibari ile 12 aydan fazla borcu olduğundan 4/a hizmetinden transfer edilen tutar kadar 4/b kapsamında faydalandırıldığının ve davacının güncel 4/b sigortalılığının 07.01.2009 – 31.12.2009 ve 13.06.2015 – 22.06.2015 tarihleri arasında olduğunun, ayrıca 11.02.2016 tarihi itibari ile prim borcu bulunmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 53/1 maddesinde; “ Sigortalının, 4. Maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı ” bildirilmiştir. 03.02.2011 tarihli 6111 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1. maddesinde ise; “ Sigortalının, 4. Maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı ” belirtilmiş ve Yasa'nın Geçici 33. maddesinde ise; “ Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz ” hükmü getirilmiştir.
Görüldüğü üzere kanunların derhal uygulanması ilkesi olmasına rağmen aynı yasanın Geçici 33. maddesiyle 01.03.2011 tarihli, 5510 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı hükmü getirilmiştir.
Somut olayda; çakışan dönem açısından, davacının önceden gelen sigortalılığı 07.01.2009 tarihinde başlayan 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılığıdır. Ancak; 23.04.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6645 sayılı Yasa'nın 56. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'ya eklenen geçici 63. maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, Kuruma kayıt ve tescilleri yapıldığı hâlde, bu maddenin yayımlandığı ayın sonu itibarıyla 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren üç ay içinde ödememeleri veya ilgili kanunları uyarınca yapılandırmamaları hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek bunlara Kurum alacakları arasında yer verilmez. …” hükmü yer almaktadır ki davalı Kurum'dan sorularak; davacının ödediği primlerin anılan Yasa maddesine göre karşıladığı sürenin belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı Kurum'dan, davacının 506 sayılı Yasa ( 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-a maddesi ) kapsamında ödediği primlerin, 1479 sayılı Yasa ( 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b maddesi ) kapsamındaki sigortalılığına ilişkin primlere transfer yapılmamış haliyle (bu transferler dikkate alınmadan), yukarıda anılan geçici 63. maddenin uygulanması halinde hangi tarihler arasını kapsadığını sormak, bu itibarla davacının 1479 sayılı Yasa ( 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b maddesi ) kapsamındaki sigortalılığının hangi tarih itibari ile durdurulacağını tespit ederek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.