Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)

Davacı, 01.01.2002-01.12.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 01.01.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01/01/2002-01/12/2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve davacının 01/01/2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozma ilamına uyulup, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 26/04/2011 tarihli tescil talebi üzerine davalı Kurumca 15/09/1998 tarihli prim kesintisine istinaden 01/10/1998 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği ve 6111 sayılı Yasa'dan da yararlanarak prim borçlarını ödeyerek 19/12/2011 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davacının Kumlu Ziraat Odası nezdindeki kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda düzenlenen Sosyal Güvenlik Denetmenliği'nin 26/01/2012 tarihli raporunda davacının kayıtlı olduğu, üye aidati müfredat defterininin noter onayının olmaması, kayıt tarihlerinin müteselsil sıra takip etmemesi ve üyeliğe başlama kararının olmamasından dolayı usulüne uygun bir kayıt olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtilerek davacının 01/10/1998-31/12/2001 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği ve tahsis talebinin reddedildiği, Kumlu Ziraat Odasınca davacının 17/09/1997 tarihinden itibaren oda kaydının bulunduğunun bildirildiği, davacının 29/14/2014 tarihinde 6552 sayılı Yasa'dan yararlanmak üzere Kuruma başvurması üzerine davalı Kurumca davacının 6552 sayılı Yasanın 58. maddesi gereğince "tevkifat kesintisine binaen geriye dönük yapılan tescillerden, tevkifatın yapıldığı tarihte ziraat odası kaydı bulunmayan daha sonra geriye dönük tesis edilen kayıtlar geçerli kabul edilemez" denildiğinden 58. madde kapsamına alınmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

11 Eylül 2014 gün ve 29116 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 58.maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 54. maddesiyle, esnaf ve sanatkar siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22/3/1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılması imkanı sağlanmıştır. Ancak, tevkifat kesintisine binaen geriye dönük yapılan tescillerden, tevkifatın yapıldığı tarihte ziraat odası kaydı bulunmayan, daha sonra geriye dönük tesis edilen kayıtlar geçerli kabul edilmez.

Somut olayda, 6552 Sayılı Yasanın 58. Maddesiyle 5510 sayılı Yasaya eklenen geçici 54. madde uyarınca prim kesintisinin yapıldığı 15/09/1998 tarihinde davacının 17/09/1997 tarihinden devam eden ziraat odası kaydı olduğu anlaşıldığından davalı Kurumca artık oda kaydının geçersizliğine dayanılması yerinde değildir. Yasa'da öngörülen 31/12/2013 tarihine kadar prim borçlarını ödediği anlaşıldığından, davacının 01/10/1998-19/12/2011 tarihleri arasında sigortalı kabul edilmesi ve buna göre yaşlılık aylığı şartlarının oluşup olşmadığının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine

24/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

C.C

***