Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, davalı ... hakkındaki dava atiye terk edildiğinden bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'nin manevi tazminat talebinin reddine, diğer davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; murisin haksız tahrik eden eylemleri nedeni ile davalı ...'in yargılamaya konu öldürme fiilini işlediği, davalı ... hakkında verilen cezada bu nedenle indirim yapıldığı, anılan ceza mahkemesi kararının kararının Yargıtay Ceza Dairesi'nin 13/12/2010 tarihli ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre hukuk hakimi zarar verenin kusuru olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun takdiri ve zarar miktarının belirlenmesi konusunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hakimini de bağlar. Aynı şekilde 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi de bu düzenlemeyi içermekte idi.

Somut olayda; müteveffa sigortalının haksız tahrik teşkil eden fiilleri bulunduğuna dair maddi vakıa kesinleşmiş olup, bu maddi vakıa hukuk hakini bağlar, bu durumda yerinde olmayan gerekçelerle müteveffa sigortalının kusursuz olarak kabul edildiği bilirkişi kusur raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, müteveffa sigortalının haksız tahrik teşkil eden fiillerinin değerlendirildiği yeni bir kusur raporu alıp tarafların kusur ve sorumluluklarının ceza yargılamasında kesinleşen maddi vakıaya göre belirlenmesinden sonra usuli kazanılmış haklar gözetilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı ...'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine

31/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

C.C

***