"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimitarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı açısından maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, mahkemenin 04/03/2014 tarihli kararının Dairemizin 30/04/2015 tarihli bozma ilamı davacı çocuk 'ın manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi, davalı ... açısından ise red vekalet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle bozulduğu, bu kapsamda davalı ... açısından dava, kusuru bulunmadığından bahisle reddedildiği halde vekalet ücreti tayininde bu hususun dikkate alınmadığı, davalı şirket lehine, manevi tazminat açısından red vekalet ücreti takdir edilirken her bir davacı aleyhine ayrı ayrı red vakalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Hüküm tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesi “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü içermektedir.
Yine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde uyuşmazlık konusu hakkında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, tarifenin 3/1.maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2.fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve içtihatı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması halinde, davanın reddedilen bölümü üzerinden davacılar aleyhine tek red vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Somut olayda yukarıda yapılan açıklamalara aykırı olacak şekilde vekalet ücretlerine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
O halde davacılar vekilinin bu hususları da içeren temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır
SONUÇ : Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince,
Hükmün 7. fıkarasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere “7-Davalı ... kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan.gereği takdiren TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'ye verilmesine" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
Hükmün 10. fıkrasının tamamen silinmesine,
Hükmün 9. fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere, "9-Davalı Ltd. Şti.kendisini vekille temsil ettirdiğinden red vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davalı Sye verilmesine" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, 23/06/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.