Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, meslek hastalığına maruz kalan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.

Mahkemece; maddi tazminat davasının reddine, 5.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İnceleme konusu davada olduğu gibi davacı sigortalı ile davalı işveren arasında hizmet ilişkisi bulunduğu durumlarda davalının kusuru iş akdine aykırı davranışından kaynaklanır. Hizmet akdi ile çalışırken, işverenin gerekli önlemleri almaması nedeniyle meydana gelen bu tür tazminat davalarında uygulanacak zamanaşımı süresi ise gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca gerekse 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 146. maddesine göre 10 yıldır.

Bunun yanında ıslah davacı ya da davalının yaptığı usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltmesidir. Medeni usul hukukumuzda iddia ve savunmayla bağlılık ilkesi geçerlidir. Yani kural olarak iddia ve savunma karşı tarafın muvafakati olmadan genişletilemez. İşte ıslah karşı tarafın muvafakatinin olmadığı böyle hallerde davacıya iddiasını, davalıya ise savunmasını genişletme imkanı tanıyan bir yoldur. Bu kapsamda davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmamış olsa bile cevap dilekçesini ıslah ederek savunmasını genişletecek şekilde zamanaşımı definde bulunabilir.

Bu açıklamalar sonrasında somut olaya gelirsek; eldeki davada davacı sigortalı ...'un meslek hastalığının ilk tespit tarihi 30.04.1999 olup, davacının maddi-manevi zararlarının giderilmesi istemli işbu dava 06.09.2011 tarihinde, yani meslek hastalıklarından kaynaklanan tazminat davalarında söz konusu olan 10 yıllık zamanaşımı süresi fazlasıyla geçtikten sonra açılmış, davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili ise yukarıda yapılabilirliği ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 15.01.2013 tarihli ıslah ile cevap dilekçesini ıslah ederek süresinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Halin böyle olması karşısında işbu davaya konu edilen tazminat alacaklarının zamanaşımına uğramaları nedeniyle reddinin gerektiği açıktır.

O halde, davalı ... Bakanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 21.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***