Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01.01.2005 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazandığına, ödenmeyen maaşlarının faiziyle tahsiline var ise 2005 tarihinden sonra oluşan borçlarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı, emeklilik talebinin Bağ-Kur kapsamında prim borcu bulunduğu için reddedildiğini, oysa SSK'lı çalıştığını bu nedenle 1.1.2005 tarihinden itibaren kendisine emekli aylığı bağlanmasını, birikmiş aylıkların faiziyle ödenmesini ve var ise 2005 yılından sonra oluşan borçlarının tespitin talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.

Dairemizin 11.06.2015 tarihli bazma ilamında “6645 sayılı yasa ile 5510 sayılı yasaya eklenen geçici 63. maddesi gereği davacının 25.1.2000 tarihinden itibaren devam eden 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalılığı yönünden 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığı sorularak gelen yazı cevabı doğrultusunda sigortalılık yönünden inceleme yapmak ve davacının yaşlılık aylığı talebi incelenirken kendi ortağı bulunduğu şirketten işçi olarak bildirilen çalışmalarının 506 sayılı yasa kapsamında gerçek-fiili çalışma kabul edilemeyeceği için bu hizmetleri tespit edip yaşlılık aylığı hesabına dahil etmemekten ibaret” olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1979-2005 yılları arasında 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının bulunduğu, davacının 1137149 s. s. numaralı işyerinden bildirim yapıldığı ancak bu işyerinin ortağı bulunduğu . Ltd. Şti. olduğu ve 11.2.1993 tarihli giriş bildirgesine istinaden davacının Ltd. Şti. ortaklığından dolayı 28.2.1992 tarihinden itibaren 1479 sayılı yasa kapsamında tescilinin yapıldığı, bu şirketin 1.1.1999 tarihinde münfesih olması nedeniyle çıkışının verilip, . Ltd. Şti. ortaklığının 25.1.2000 tarihinde başlaması nedeniyle tekrar girişinin yapıldığı ve Bağ-Kur hizmetleri ile çakışan SSK'lı hizmetlerinin kabul edilmediği ve uyuşmazlığın da çakışan sigortalılıklardan hangisinin geçerli olacağı hususunda çıktığı anlaşılmaktadır.

Dairemizin bozma ilamından sonra yapılan araştırmada, 10.12.2014 tarihinde 6552 sayılı yasadan faydalanmak için başvurduğunu ve primleri yatırması nedeniyle borcunun bulunmadğı belirtilmiştir.

Mahkemece yapılacak iş, davacının yaşlılık aylığı talebinin Bag-Kur kapsamında değil, 506 sayılı yasa kapsamında olması nedeniyle talep dışına çıkmayarak 506 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığını değerlendirmek ve davacının yaşlılık aylığı talebi incelenirken kendi ortağı bulunduğu şirketten işçi olarak bildirilen çalışmalarının 506 sayılı yasa kapsamında gerçek-fiili çalışma kabul edilemeyeceği için bu hizmetleri tespit edip yaşlılık aylığı hesabına dahil etmemekten ibarettir.

Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararı doğrultusunda bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine

29.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

M.O

***