"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, 7 günlük hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarını oluşturan, 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin Kurum'a karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 5510 sayılı Yasa'nın 88. maddesinde de Kurum'un sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanun'da belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kurum'a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddesine göre anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir. Anonim şirkette primlerin ödenmesinden müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi unvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir.
Öte yandan süresinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının bizzat Kurum tarafından cebren takip ve tahsil edilebileceği 5510 sayılı Yasa'nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa'da gösterilmiştir. 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. maddesinde asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiştir.
Somut olayda, 06/04/2015 tarih sayı ve takip dosya numaralı ödeme emrinin tebligat parçasına göre davacıya 08/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde yar alan PTT posta çıktısına göre ise, mezkur ödeme emrinin 09/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği yazılıdır. Dava ise, 16/04/2015 tarihinde açılmıştır. Davacının ödeme emrinin tebliğ tarihine yönelik itirazının bulunduğu da açıktır. Mahkemece ödeme emrinin tebliğ tarihi belirlenmeden, 7 günlük hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, davaya konu 06/04/2015 tarih sayılı takip dosya numaralı ödeme emrinin tebligatına ilişkin belgelerin PTT'den getertilerek belgeler arasindeki uyumsuzluğun neden kaynaklandığının araştırılarak gerçek tebliğ tarihinin tespit edildilmesi gerekmektedir.
Yapılacak iş, davanın süresinde açıldığının tespit edilmesi halinde işin esasına girilerek sonucuna göre karar vermekten, süresinde açılmamış ise, şimdiki gibi davanın 7 günlük hakdüşürücü süre içerisinde açılmadığınden reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
07.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
M.O