Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum işleminin iptaline, kesilen aylığın yeniden bağlanmasına ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava; davacının almakta olduğu ölüm aylığının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı, muvazaalı olarak boşandığı gerekçesi ile kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali, aylığın yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar Dairemizin 27.01.2015 Tarih ve 2014/2064 E, 2015/1429 K sayılı kararı ile eksik incelem yapıldığından bahisle bozulmuş, bozma kararına uyan mahkemece son olarak yine davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bozma sonrası dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının boşandıktan sonra yaşadığı evin kimin olduğu ile ilgili zabıta araştırması yapıldığı ve zabıta tarafından evin davacının annesine ait olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, bozma kararı gereğince zabıtadan eski eşin komşularının tespitinin istenildiği, sadece Eli Turna isimli komşunun isminin belirlendiği, ancak bu komşunun dinlenilmediği, kontrol memuruna imzalı ifade veren ...'ün dinlenilediği ve tanık tarafından; kontrol memuruna verilen ifadedeki imzanın kendisine ait olmadığını, tutanaktaki gibi beyanda bulunmadığını, davacının eski eşi ile birlikte yaşamadığını beyan ettiği, yine kontrol memuru tutanağında imzalı beyanı olan ve bozma kararı öncesi beyanlarında çelişki bulunduğu belirtilen tanık ...'nın dinlenildiği ve kontrol memuruna verdiği ifadesini kabul etmediği, kontrol memuru imzala dediği için davacıya yardım vereceklerini düşündüğü için imzaladığını, davacının eski eşi ile yaşamadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59/2. maddesinde “ Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü düzenlenmiştir.

Somut olayda; beyanları kontrol memuru raporuna esas alınan ve beyanları altında imzaları bulunan tanıkların, sonradan bu ifadelerini değiştirmelerinin makul ve izah edilebilir bir gerekçeye dayanması gerekmektedir. Tanıklardan ...'nın duruşmadaki beyanının kontrol memuruna verdiği beyanı ile çelişmesinin makul ve izah edilebilir bir yönü bulunmamaktadır. Tanık ... ise imzasını inkar ettiği halde mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmamıştır.

Mahkemece yapılacak iş; tanık ... kontrol memuruna verdiği ifadesi altındaki imzayı inkar ettiğinden bu yönde imza incelemesi yaptırmak, zabıta tarafından tespit edilen komşu .......'yı dinlemek, ayrıca beyanı kontrol memuru raporuna esas alınan diğer komşu ........'yı da dinleyerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***