"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/01/2003 tarihinden sonraki döneme yönelik borç çıkaran Kurum işleminin iptaliyle 01/09/2011 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacı adına 01/01/2003 tarihinden sonraki döneme yönelik borç çıkaran Kurum işleminin iptali ile davacıya 01/09/2011 tarihi itibariyle aylık bağlanması istemine ilişkindir
Mahkemece, yazılı olduğu şekilde istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01/01/1988-31/12/2002 tarihleri arası kesintili vergi kayıtlarının bulunduğu, 03/05/1991-24/02/2012 tarihleri arası ticaret odasına kayıtlı olduğu, yine davacının 1976-1987 yılları arası 2816 gün ... (4-a) kapsamında hizmetinin bulunduğu, öte yandan davacının Kurum tarafından 01/01/1988-09/09/1990 ve 15/03/1991-01/10/2008 tarihleri arası 1479 sayılı Yasa kapsamında ... sigortalısı olarak kabul edildiği, davacı ise, Kuruma müracaat ederek her ne kadar ticaret odasına Şubat/2012 yılına kadar kayıtlı gözüksede, kendi nam ve hesabına çalışmaya 31/12/2002 tarihi itibariyle son verdiğini dolayısıyla sigortalılık durumunu vergi kaydı bitimine göre düzenlenmesini talep ettiği, Kurumun ise bu talebi reddettiği, vergi dairesi yazısına göre davacının vergi kaydının 31/12/2002 tarihi itibariyle sona erdiğinin belirtildiği, dinlenen tanıklar beyanlarında, davacının emlak işi yaptığını ve 2002 yılı sonunda işi bıraktığını belirttikleri, Ağustos/2011 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve prim borcu nedeniyle talebin reddedildiği, alınan bilirkişi raporunda, Kurumca kabul edilen tüm süreler dikkate alınarak (prim borcu gözardı edilerek) 25 yıl üzerinden yaşlılık aylığı hesaplandığı ve mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece verilen karar, davacının kendi nam ve hesabına çalışmaya 31/12/2002 tarihi itibariyle son verdiği yönündeki kabulü yerinde ise de, davacıya 25 yıl üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması hatalı olmuştur. Kaldı ki davacı 15 yıl üzerinden kısmi yaşlılık aylığı talep ettiği, prim borcu dışında, sigortalılık süresi, yaş ve prim gün sayısı yönünden kısmi aylık şartlarının bulunduğu görülmektedir. Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının talebine nazaran, Kurum tarafından sigortalı kabul edilen 01/01/2003-01/10/2008 tarihleri arası döneminde hesaba katıldığı ancak prim borcu bulunduğu hususunun dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla tüm bu hususlar dikkate alınmadan davacıya aylık bağlanmasına karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacının 01/01/1988-09/09/1990 ve 15/03/1991-31/12/2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında ... sigortalısı olduğu ( 01/01/2003-01/10/2008 tarihleri arası sigortalı olmadığı varsayılırsa) kabul edilirse tahsis talep tarihi olan 31/08/2011 tarihi itibariyle prim borcu bulunup bulunmadığını Kurumdan sormak, eğer prim borcu yoksa kısmi yaşlılık aylığı yönünden davanın kabulüne, eğer prim borcu varsa reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.