Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... Batı 2. İş Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

K A R A R

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-(a) maddesi uyarınca temyiz edilemez.

Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/2 maddesinde ''Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir '' denilmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar için kesinlik sınırı, karar tarihi 02.12.2016-31.12.2016 tarihleri arasında 40.000TL, 01.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasında 41.530,00TL, 01.01.2018 tarihinden sonra verilen kararlar için 47.530,00TL'dir.

Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 10.000TL maddi, 100.000TL manevi ve ıslah dilekçesinde ayrıca 28.172TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu, mahkemece verilen 27.09.2016 tarihli kararda, istirahatli kalınan sürede yapılan geçici iş göremezlik ödemeleri de dikkate alınarak toplam 37.904TL maddi, 12.000TL manevi tazminata hükmedildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen 22.12.2016 tarihli kararda davalı vekiline ait istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve bu kararın yine davalı vekilince temyize getirildiği anlaşılmaktadır.

Davacı için hüküm altına alınan ve reddedilen miktarlar yönüyle maddi ve manevi tazminat tutarlarının, karar tarihi itibariyle ayrı ayrı 40.000,00 TL’lik temyiz sınırının altında kaldığı açıktır.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp, davalı vekilinin temyiz itirazlarının 6100 sayılı HMK.'nın 362/1-a ve (2), 366 ve 352. maddeleri uyarınca reddi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin, temyiz edilen miktar temyiz kesinlik sınırı kapsamında kaldığından REDDİNE, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflardan davalı'ya iadesine, 14.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***