"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, 2009/13960 - 13961 - 13962 - 13964 takip nolu ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya 2009/13960 - 13961 - 13962 - 13964 takip nolu ödeme emirlerinin 24.06.2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın yasal süresinde açıldığı, borcun 2007/1-2008/11 dönemlerine ilişkin olduğu, dava dışı borçlu ... Borsa Tarım İnş. Tic. Ltd. Şti’de dava konusu borç döneminde davacının %97 hisse ile ortak olduğu dava dışı limited şirkette temsil ve ilzam yetkisi olmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Yasanın 35. maddesine göre; limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
Somut olayda; davadışı asıl borçlu limited şirketten borcun tahsil imkanı araştırması yapılıp yapılmadığı belirlenmeden davacının borçtan sorumlu tutulması isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş; sözkonusu borcun tahsili için davacıya ödeme emri tebliğinden önce dava dışı borçlu şirket hakkında takip yapılıp yapılmadığı ve borcun şirketten tamamen veya kısmen tahsil imkanı bulunup bulunmadığı araştırılarak ve 506 sayılı Yasa'nın 80, 5510 sayılı Yasa'nın 88, 6183 sayılı Yasa'nın 35 ve mükerrer 35'inci maddeleri de göz önüne almak; dava dışı asıl borçlu şirketten tahsil imkanı araştırması yapıldığı ortaya çıkarsa prim borcuna sebep, esastan çalışma olup olmadığını araştırmak ve prim borcuna konu işyerinin mühürlenmesine ilişkin belgeleri getirterek tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yetersiz inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.