Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Davacı, davalılardan işverene ait iş yerinde 01.10.2006-15.08.2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

Dava, davacının 05.10.2006-15.05.2008 tarihleri arası davalıya ait işyerinde çalıştığı sürelerin tespiti istemine ilişkindir.

Dairemiz bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesi Mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ispatı konusunda, Mahkemece yapılan değerlendirmenin hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, bozma ilamı sonrası zabıta araştırmaları neticesi komşu işyeri çalışanlarının tespit edilemediğinin Mahkeme'ye bildirildiği, SGK denetmen raporu ile ihtilaf konusu dönem içerisinde Alsancak Mahallesi'nde davalı eczane işyeri ile benzer faaliyette bulunan komşu eczane işyerinin çalışanının tespit edildiği, borçlusunun davalı eczane işyerinin sahibi, alacaklısının dava dışı ... olduğu icra takibi dosyası ile katılanın davalı eczane işyerinin sahibi olduğu, sanıklar arasında davacının da bulunduğu resmi belge düzenlemek ve kullanmak suçları ile ilgili olarak yapılan yargılama neticesi davacı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ceza dosyasının eldeki dosya içerisine alındığı, duruşmalarda re'sen kamu tanığı haline getirilen ve Kurum denetmen raporu ile tespit edilen komşu işyeri tanıklarının dinlenildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davalı eczane işyerinin Alsancak Mahallesi 76019'uncu Sokak'ta faaliyette bulunduğu döneme ilişkin olarak kamu tanıklarının davacının davalı işyeri nezdinde çalıştığını beyan etmesi karşısında Mahkemece dosya kapsamında toplanan delillere aykırı olarak davanın tümden reddi şeklinde hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Hal böyle olunca yapılacak iş, davalı eczane işyerinin Alsancak Mahallesi 76019'uncu Sokak'ta fiilen faaliyete geçtiği tarihin tespiti amacıyla kira sözleşmesi, çalışma ruhsatı, elektrik, su ve telefon aboneliklerinin ilgili kurumlardan getirtilerek (işyerinde kullanılan abonelik ve kayıtlar kimin adına olursa olsun) işyerinin işe başlama tarihini açık olarak tespit etmek, bozma sonrası dinlenen kamu tanıklarının beyanlarını dikkate almak, gerek duyulması halinde davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği gözetilerek araştırmayı genişletmek ve toplanan tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***