Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Davacı, davalılardan işverenlere ait iş yerinde geçen Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

Dava, davacının 1.1.1986 - 27.6.2011 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de mahkemenin bozma ilamının gereğini tam olarak yerine getirmediği ve vardığı sonucun dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş ......... tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve .........larına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinden davacı adına Kurum kayıtlarına intikal ettirilen işe giriş bildirgesi bulunmadığı gibi sigortalı çalışma bildiriminde de bulunulmadığı, tespite konu dönemde davacının 1.8.1986 tarihinden itibaren 30 gün süre ile dava dışı ............,15.11.1986-20.12.1986 tarihleri arasında ...... sicil nolu dava dışı işveren nezdinde,1986 /3 döneminde 90 gün süre ile dava dışı ............, 1.2.1987 tarihinden itibaren 90 gün süre ile dava dışı ............,1.6.1987 den iitibaren 67 gün süre ile ...... sicil nolu dava dışı işveren nezdinde,1987/2.döneminde 30 gün süre ile dava dışı ............ sigortalı çalışmasının bulunduğu,30.5.1987 tarihinde işten çıkışının verildiği,1987/3 dönemde 91 gün süre ile ...... sicil nolu dava dışı işveren nezdinde,,1.4.1988 - 19.9.1989 tarihleri arası 421 gün süre ile ...... sicil nolu dava dışı işveren nezdinde,,20.11.1989-12.2.1990 tarihleri arasında dava dışı......... A.Ş. Nezdinde 1990/2.döneminden 14.11.2006 tarihine kadar dava dışı ...... Belediyesine ait ......... nolu işyerlerinde bazı aylar 30 üzerinden bildirim yapılmak suretiyle sigortalı çalışmalarının bulunduğu, ...... Belediye Başkanlığının yazısına göre davacının 4.4.1980 tarihinden itibaren 245 gün süre ile , 16.5.1990 tarihinden itibaren de Belediye'nin çeşitli birimlerinde geçici işçi statüsü ile çalıştığı, 14.11.2006 tarihinde ......ye sevk edildiği,...... müdürlüğünün 5.4.1990 tarihli kararına göre......... ...... adlı kişinin hizmet binası ...... olarak çalışmasının kararlaştırıldığı, anlaşılmaktadır.

Somut olayda; davalı işyerinden davacı adına bildirim yapılmadığı ve davacının ...... olduğu 14.11.2006 tarihine kadar başka işverenler nezdinde çalıştığı ve 1.1.1986-30.6.2006 tarihleri arasındaki isteminin hak düşürücü süreye uğradığı ayrıca 30.06.2006 tarihi sonrası için ise yeterli araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, 2006 yılı ve sonrası için ......lerin yandığı tarih aralıklarını yıllara göre araştırmak , davaya konu lojmanda ...... ile ısınma yöntemine geçilmiş ise geçiş tarihini tespit etmek, apartman temizliği hususunda apartmanda kaç daire olduğunu ve temizliğin hergün yapılıp yapılmadığını ve hangi aralıklarla yapıldığını, yapıldığı zamanlarda da ne kadar sürdüğünü ve ...... yandığı dönemlerde yakmanın ne kadar sürdüğünü ayrıntılı şekilde araştırmak gerektiğinde bu hususları tespit etmek için tanık dinlemek ve gün içinde kaç saat çalıştığını tespit ederek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

24.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***