Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar murisinin, işkazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün ... ve davalılardan ... Yapı İnşaat Madencilik Ltd. Şti. ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

Dava, 27/09/2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 2.171,49 TL maddi tazminatın kaza tarihi 27/09/2008 tarihinden (davalı ... yönünden dava tarihi 26/12/2008) itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile beraber davalılar ..., ..., ... Yapı İnşaat Ltd Şti ve ... A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'a ödenmesine, 37.781,97 TL maddi tazminatın kaza tarihi 27/09/2008 tarihinden (davalı ... Allinaz yönünden dava tarihi 26/12/2008) itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile beraber davalılar ..., ..., ... Yapı İnşaat Ltd Şti ve ... Allianz A.Ş'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'a ödenmesine, Manevi tazminat yönünden; ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 14.000,00 TL, ... için 14.000,00 TL, ... için 14.000,00 TL, ... için 14.000,00 TL, manevi tazminatların kaza tarihi 27/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... Yapı İnşaat Ltd Şti, ... ve ...'nden (... şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

1-Karar başlığında dahili davalı olarak gösterilen ... vekilinin temyiz itirazlarının incelendiğinde;

Davanın tarafları davacı ve dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen gerçek yada tüzel kişidir. Davanın nasıl açılacağı HMK. da belirtilmiştir. Davanın usule uygun açılıp, açılmadığı mahkemece re’sen denetlenmesi gereken bir husustur. Hem 1086 Sayılı HUMK. da hem de 6100 Sayılı HMK. da zorunlu dava arkadaşlığı dışında dahili dava yolu ile davalı ithali mümkün değildir. Dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen gerçek yada tüzel kişinin mecburi dava arkadaşlığı dışında davaya dahil edilmesi usule aykırıdır. Dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen gerçek yada tüzel kişinin sorumluluğunun düşünülmesi halinde ayrı bir dava açılmalı ve koşulları varsa her iki dava birleştirilerek yürütülmelidir.

Eldeki dava eda davası niteliğinde olmakla beraber davalılar ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Bu nedenlerle dava dilekçesinde davalı gösterilmeyen, aleyhine usulüne uygun dava açılmayan ...'nün dahili dava yolu ile davaya dahil edilmesi ve aleyhine hüküm kurulması usule aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

2- Davalı ... Yapı İnş. Mad. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Dosyanın incelenmesinden davaya konu iş kazasına ilişkin düzenlenen 25/05/2014 tarihli kusur raporunda olay yerinde uygun levhaların olup olmamasına göre seçenekli olarak kusur oranlarının belirlendiği, her iki durumda da kazalının kusur oranının % 20 olduğunun belirtildiği, Kurum'un açtığı rücuan tazminat dosyasında aldırılan 09/06/2014 tarihli kusur raporunda davalı ...'a % 25, davalı ... Yapı İnş. Mad. Ltd. Şti.ne % 10,5, ... ve ...'a % 1'er, kazalıya % 62,5 oranında kusur verildiği, olaya ilişkin olarak ceza dosyasında aldırılan 02/12/2009 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Diresince düzenlenen raporda davalı ...'a 2/8, yol yapım ve onarımından sorumlu firma yetkililerine 1/8, kazalıya 5/8 oranında kusur verildiği, Mahkemece 25/05/2014 tarihli rapor doğrultusunda hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.

İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş akdinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürülükte bulunan İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur.

İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı ilamı da aynı yöndedir.)

Bu açıklamalar doğrultusunda şüphesiz ki tarafların kusur durumu irdelenirken konusunda ehil bilirkişilere olayı inceletmek kadar olayın oluşu net bir şekilde belirlenerek olaya neden olan tüm saiklerin bir bütün olarak ele alındığı, bu kapsamda taraflarca ortaya konulan iddia ve savunmalar ile tüm delillerin titizlikle değerlendirildiği ayrıca aynı olaya ilişkin alınan raporlar arasındaki ihtilafların giderildiği bir kusur raporunun hükme esas alınması gerektiği izahtan varestedir.

Somut olaya geldiğimizde; yukarıda tarihleri belirtilen kusur raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden neticeye varılması doğru olmamıştır.

Mahkemece yapılacak iş; kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi noktasında olay tarihinde yürürlükte olan İş Kanunu'nun 77.maddesi kapsamında tarafların iş güvenliği konusunda sorumluluklarının tespiti açısından dosyanın alanında uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine incelettirilerek, tarafların kusur ve sorumluluklarını duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlemek suretiyle, akabinde de belirlenecek kusur oranları doğrultusunda 13/08/2014 tarihli hesap raporunda belirtilen doneler ile tarihler esas alınarak zararın belirlenmesi, belirlenen zarardan hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilir kısımlarının tenzil edilmesi ile kazanılmış hakların da gözönünde bulundurulması suretiyle maddi ve manevi tazminat tutarları bakımından karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, ... vekili, davalı ... Yapı İnş. Mad. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı ... Yapı İnş. Mad. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 17/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***