Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespit davası nedeniyle yerel mahkemece/bölge adliye mahkemesince verilen hükmün davacı ile davalılardan ... Elektronik San. Tic. A.Ş, Fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmesi ve davalılardan ... Elektronik San. Tic. A.Ş.vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, temyiz konusu hükme ilişkin dava, HMK’nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

A)Davacı İstemi:

Dava, 16.4.2013 tarihinden itibaren davalılar adına ... Bölge sorumlusu olarak pazarlamacı sıfatı ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

B)Davalı Cevabı:

Davalılar vekili; davanın öncelikle ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. yönünden, husumet yokluğundan reddi gerektiğini; ... Müh. Proje Elekt. Elktronik İnş. San. ve Tic A.Ş.'ne dahili dava yoluyla husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını; ... Elktronik San. ve Tic A.Ş. ile davacı arasında komisyon sözleşmesi imzalanmış bulunduğundan, işçi işveren ilişkisine dayanmayan davade iş mahkemesinin görevsiz olduğunu; sözleşmenin, davacı ve avukatının katılımıyla düzenlenen 03.06.2014 tarihli protoko ile sonlandırılıp ibralaşıldığını, imzalı ibraname öncesine ilişkin taleplerin dinlenemiyeceğini; yaptığı satışları ispatlamak kaydıyla ileri süreceği telebin iş mahkemesinde ileri sürülme olanağının bulunmadığını beyanla; davanın reddi gereğini savunmuştur.

SGK Başkanlığı vekili; Kurumun, davada fer'i müdahil konumunda yer alması gerektiğini; İstanbul iş mahkemelerinin yetkili olduğunu; çalışma iddiasının, Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırmayla elde ediecek kanıtlar ışığında reddine karar verilmesi gereğini savunmuştur.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

İlk Derece Mahkemesi ; “Davaya konu somut olayda da; davacının, davalı ... Elektronik San.Tic.Ltd.Şti. (yeni unvanı: ... Elektronik San.Tic.A.Ş.) ile 16.4.2013 tarihinde yaptığı prim sözleşmesinin bulunduğu, sözleşme konusunun şirket ürünlerinin davacı tarafından tanıtımının yapılması, talebe göre siparişlerin alınması ve ürünün pazarlanması olduğunun belirtildiği ve bu işler karşılığında davacının satılan ürünlerden elde edilen gelir üzerinden komisyon (prim) alacağının kararlaştırıldığı, kendisine şirket tarafından laptop, telefon verildiği, şirketin adını taşıyan maili kullandığı ve müşteri temsilcisi olarak çalışacağının belirtildiği, davacının çalışma sahasının ... bölgesi ve İlçeleri olacağı, satacağı veya sattıracağı ürünlerin satış fiyatından KDV hariç kısmı üzerinden %10 komisyon (prim) alacağı, dosyada dinlenen tanıklarında, davacının, davalı şirkette satış temsilcisi ve tanıtım elemanı olarak çalıştığını beyan ettikleri, bu itibarla, davacının kendi nam ve hesabına çalışmasının olmadığı, bağımlılık ve zaman unsurlarının gerçekleştiği anlaşılmakta olup, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesine dayalı olduğu belli olmaktadır” gerekçesiyle

“Davanın Kısmen Kabulü ile,

1- ... T.C.kimlik ve ... s.s. numaralı davacı ...’ın; Davalı işveren ... Elektronik San.Tic.Ltd.Şti. (yeni unvanı: ... Elektronik San.Tic.A.Ş.)ne ait ... sicil sayılı işyerinde; 16.4.2013 – 7.4.2015 (dava) tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 712 gün çalıştığı, 712 günlük çalışmasının SGK’na bildirilmediğinin tespitine,

2- Diğer davalılar ... Enerji Elektronik Üretim A.Ş. ile ... Müh.Proje Elk.Elektr. San.Tic.A.Ş. yönünden davalı sıfatının yokluğu (pasif husumet) nedeniyle dinlenemeyeceği, anlaşıldığından adı geçenler hakkındaki davanın reddine,” karar vermiştir.

İstinaf Başvurusu;

İstinaf kanun yoluna başvuran davacı; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu; 16.04.2013 tarihinde 5 yıl süreli olarak imzalanan sözleşmenin taraflarca henüz feshedilmediğini, dava sürecinde de çalışmaya hazır beklediği için, 5 yıllık sözleşme süresi üzerinden 1710-1800 gün arası çalışma süresinin tespiti gerektiğini; karar verildiği tarihe kadar, karşı tarafın engellemesi nedeniyle boşta geçen sürenin de tespitinin gerektiği, hakkın kötüye kullanımının korunmasına olanak bulunmadığını; Ege Bölge Sorumlusu konumunda çalışmanın tespiti gerektiğini; çalışma bölgesinin tespitinin, alacak davası yönünden gerekli olduğunu; sözleşmenin 2. maddesinde, üreticinin kendisine ait olan veya ortaklığı bulunan tüm şirketlerin portföyünde bulunan marka, ürün ve hizmetlerin satış ve pazarlamasını öngörmesi nedeniyle, aralarında bağ bulunan tüm davalı şirketler hakkındaki davanın kabulü gerektiğini; duruşmalı olarak yapılacak istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

... Elektronik San.Tic.A.Ş. vekili; 16.04.2013 tarihli bayilik sözleşmesi içeriği ve şirketin ...'de ofisinin bulunmaması ve salt komisyon ödenmesinin öngörülmüş olması karşısında, hizmet sözleşmesinin unsurlarının varlığından söz edilemeyeceğini; çalışma koşul ve süresini kendisi belirleyen, üzerinde şirket gözetim ve denetimi bulunmayan davacının işçi kabul edilemeyeceğini; davacının satış yapmama özgürlüğünün dahi bulunduğu ve yaptığı satış sayısı üzerinden komisyon aldığını; aradaki ilişkinin, kazanç ortaklığı, dolayısıyla komisyon sözleşmesine dayalı üretici-bayi ilişkisi bulunduğunu; sözleşmenin 4/4 maddesinde temsilcinin kendi işyerini kullanması veya kendi ofisini açması olasılıklarının öngörüldüğünü, işçi sıfatıyla çalışan kişi için bu olasılıktan söz edilemeyeceğini; şirkete karşı açılmış davası bulunan davacı tanıklarına itibar edilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

SGK Başkanlığı vekili; kararın eksik ineleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu; somut kanıtlarla ispatlanamayan davada, soyut tanık anlatımlarından hareketle hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince “Mahkeme hüküm bakımından da kural olarak davanın açıldığı tarihi dikkate alır. Daha sonra ortaya çıkan olaylar ve talepler, kanunda tanınan istisnalar dışında dikkate alınmaz." (Medeni Usul Hukuku, Hakan Pekcanıtez- Muhammet Özekes- Mine Akkan- Hülya Taş korkmaz, 15. Bası, Oniki Levha Yayıncılık A.Ş., Cilt II, s. 1187) Bu nedenle, yargılama süresince davalının engellemesi nedeniyle çalışılamayan dönem ve ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra yapılan 28.02.2018 tarihinde gerçekleştirilen fesih tarihine kadarki sürelerin de tespiti istemine hukuki değer verilmesi olanağı bulunmamıştır.

16.04.2013 tarihli sözleşme, davacı ile ... Elektronik San.Tic.A.Ş. (eski unvan, ... Elektronik San. Tic. Ltd. Şti.) arasında imzalanmış olup, yargılaması sürecinde toplanan kanıtlar ve kuruluş kayıtları karşısında, davalı konumunda husumet yöneltilen diğer şirketlerle hukuki bağ ortaya konulamadığından, ... Elektronik San.Tic.A.Ş. dışındaki firmaların davalı sıfatının bulunmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi yaklaşımında, hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu yöndeki itirazlarının da reddi gerekmiştir.” gerekçesiyle

“... 9. İş Mahkemesi'nin, 29.12.2017 tarihli, 2015/162 E, 2017/539 K. sayılı kararına yönelik davacı asil, ... Elektronik San. A .Ş. vekili ve SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, ” karar verilmiştir.

E)Temyiz:

Davalı Kurum vekili “ Yöntemince ve gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. ” gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur

... Elektronik San.Tic.A.Ş. vekili; “ Taraflar arasında imzalanan sözleşme üretici bayi sözleşmesidir. Ücret değil komisyon kararlaştırılmıştır. Davacı çalışma koşullarını ve şeklini kendisi belirlemektedir. Bağımlılığı yoktur. Hizmet aktinin koşulları bulunmamaktadır. Dinlenen tanıklardan 7 tanesi şirket çalışanı değildir. ...’ın ise husumeti ve davası vardır. Şirketin İzmir ilinde ofisi yoktur.”gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur,

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, 16.4.2013 tarihinden itibaren davalılar adına Ege Bölge sorumlusu olarak pazarlamacı sıfatı ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenmeli, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve posta başı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun m.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Yasa'nın 3/B-D maddeleri ile 5510 sayılı Yasa'nın 6/a-c maddelerinde de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 5510 sayılı Yasanın 4/b ve 4/c kapsamında tescil kaydının bulunmadığı, davalılara ait işyerlerinden adına verilmiş işe giriş bildirgesi ve Kuruma bildirilmiş çalışma kaydı bulunmadığı, tespitini istediği tarihler arasında başka işverenlere ait işyerlerinde geçen ve çakışan çalışmalarının bulunmadığı, 1992-2012 arası 5157 gün 4/a hizmeti olduğu, Üretici ... Elektronik San. Tic. Ltd. Şti.ni temsilen ... ile davacı ... arasında 16.4.2013 tarihinde düzenlenen prim sözleşmesinin bulunduğu, davacı asil tarafından 4.9.2013 ile 16.2.2015 tarihleri arasını kapsayan 70 sayfalık davalı şirkete ait olan ve kendisinin kullandığı izmir@powerelektronik.com.tr e-mail adresinden şirket yetkilileri ve çalışanları ... ile ... arasında yaptıkları yazışmaların fotokopilerinin sunulduğu, ayrıca, davacı asil tarafından 1 klasör içinde ek-19 olarak sunduğu ilk yapılan iş başvurusu ve görüşmeler ile ilgili, müşteriler ve çalıştığı şirketle yapılan yazışma ve çok sayıda maillerin mevcut olduğu, ... sicil numarasında tescilli ve Armağan Evler Mah. Samanyolu Cad. İpekçi Sk. No:12 .../... adresinde kurulu “Kesintisiz Güç Kaynağı İmali Alım-Satımı” işyerinin, 2.6.2004 tarihinden itibaren davalı işveren ... Elektronik San.Tic.Ltd.Şti. adına 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, Şirket ortağı ve yöneticisinin ... olduğu, ... 16.Noterliğince 2.2.2015 tarih ve 4082 sayı ile onaylı genel kurul kararına göre; yeni unvanının ... Elektronik San.Tic.A.Ş.ne dönüştüğü, kurucularının: ... ve ... oldukları, ... sicil numarasında tescilli ve Armağan Evler Mah. Samanyolu Cad. No:32/1 .../... adresinde kurulu “Elektrikli Sinyalizasyon İmali” işyerinin, 13.12.2013 tarihinden itibaren ... Enerji Elektronik Üretim A.Ş. adına 5510 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve halen faal olduğu, ortaklarının: ... ve ... oldukları, ...’in şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, dahili davalı ... Müh.Proje Elk. Elektr.San.Tic.A.Ş.nin işyeri tescil kaydına rastlanamadığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 21.3.2017 günlü, ...-... sayılı yazısına göre; 28.12.2015 tarihinden itibaren Sicilin ... numarasında tescilli ve Armağan Evler Mah. Samanyolu Cad. İpekçi Sk. No:12/1 ... adresindeki ... Müh. Proje Elk. Elektr. San. Tic. A.Ş.nin çalışma konusunun her türlü elektrik ve elektronik malzemeleri alımı-satımı, imalini yapmak, yaptırtmak olduğu, tanık dinlendiği, tüm delillerin toplandığı, esasa ilişkin kararın yerinde olduğu, yalnızca pasif husumet nedeniyle davanın reddine karar verilen davalı şirketler ile hakkında hüküm kurulan şirket (adresleri ve ortakları aynı olan) arasında organik bağ olup olmadığı hususu üzerinde durulmadığı, tespitine karar verilen süreler yönünden bu şirketlerle ilgili çalışma bulunup bulunmadığı hususu yeterince araştırılmadan red kararı verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Yapılacak iş, davalı sıfatının yokluğu (pasif husumet) nedeniyle haklarında davanın reddine karar verilen ... Enerji Elektronik Üretim A.Ş. ve ... Müh. Proje Elk. Elektr. San. Tic. A.Ş. ile hüküm kurulan ... Elektronik San.Tic.A.Ş arasında organik bağ olup olmadığını araştırmak, bu bağlamda davacının anılan şirketlerde de çalışması olup olmadığını irdelemek, davacının üç şirkette de çalıştığına ilişkin iddiasını somutlaştırmasını istemek, (üç şirketten aynı dönemde sigorta bildirimi yapılamayacağından) davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G)SONUÇ:

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ... Elektronik San. Tic. A.Ş.'ne yükletilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

***