Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacı ile davalı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince duruşmalı olarak istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05/11/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

KARAR

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin uğradığı iş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesiyle müvekkilinin maddi tazminat alacağı istemini neticeten 122.665,87 TL’ye artırmıştır.

B)Davalı Cevabı;

Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) İlk Derece Mahkemesi Kararı:

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 82.539,70 TL maddi tazminat ile 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işelyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,karar verildiği anlaşılmıştır.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ;

İlk derece mahkemesi kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı istinaf itirazlarının reddine, davacının istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden esas hakkında, davacı lehine 110.531,52 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

E)Taraf Vekillerinin Temyiz Nedenleri;

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı şirket vekili olarak bilirkişi raporlarında belirtilen kusur oranlarına ve tazminat bedellerine karşı yaptığı itirazlarının dikkate alınmaksızın, bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edildiğini, davacı işçinin çalışmakta olduğu makinenin arızalı bir makine olmadığı, makinenin kullanıcısı tarafından makine kullanılmadan önce kontrol edilmesi gerekirken davacının yükümlülüğünü yerine getirmediği, tanık beyanlarının davacının kusurlu olduğunu doğruladığı, müvekkiline %80 kusur atfının hatalı olduğu, davacının asli kusurlu olduğu ve hesap raporunun bilirkişi marifetiyle temin edilmesi gerekirken resen hesabın hatalı olduğuna işaretle kararın bozulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, iş kazasından sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 117/2.maddesine göre iş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir. Ancak “Taleple Bağlılık İlkesi” başlığını taşıyan 6100 sayılı HMK’nun 26.maddesine göre Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.

Somut olayda, dava konusu iş kazasının 24/12/2013 tarihinde meydana geldiği açık olmakla beraber, davacı vekilinin gerek dava dilekçesinde gerek ise de ıslah dilekçesinde maddi ve manevi tazminat istemleri için faiz talebinde bulunmadığı açıktır.

O halde taleple bağlı yargılama yapan mahkemenin, davacının talebinde yer almayan faiz alacağı ile ilgili karar vermemesi gereken yazılı şekilde faize hükmetmesi kanunun açık hükmüne aykırılık niteliğindedir ve re’sen değerlendirilmesi gereken hususlardandır.

Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, temyiz isteminde bulunan davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ :Yukarıda yapılan açıklama gereğince;

... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 11/05/2018 tarih ve 2018/735 Esas, 2018/983 Karar sayılı ilamının hüküm fıkrasının 2. bendinin 1.paragrafının silinerek, yerine:

“2- Davanın kısmen kabulü ile ; 110.531,52 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine”

Rakam ve sözcüklerinin yazılmak suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,davalı yararına takdir edilen 2.037,00TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine

05/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***