Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Dava, müstahsillerden ürün satın alan davacının, davalı Kurum tarafından 2009 yılı 1-12. aylarda yapılan ürün alım bedelinden %1 oranında primi keserek Kuruma ödemesi gerektiği halde bu işlemi yapmadığı gerekçesi ile 16.962,03 TL prim aslı miktarında kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine; davalı SGK tarafından davacı hakkında tanzim edilen 09/11/2019 düzenleme tarihli ve 2010/353 takip nolu ödeme emrindeki 16.962,03 TL borç aslının 15.367,51 TL'sinden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 2009/1 ila 12. aylarda, çiftçilerden satın aldığı ürünlerden prim kesintisi yapmadığı gerekçesi ile toplam 16.962,03 TL'nin davalı Kurumca davacıdan tahsilinin talep edildiği, davacının 2009 yılında satın aldığı ürünlere ilişkin müstahsil makbuzlarının dosya içerisine alındığı, davalı Kurumca davacının 2009/1-12. aylarda ürün alımı yaptığı müstahsil sahiplerinin Kurum ile ilişkisini ve tevkifat primi kesip kuruma aktarmadığı tutarlar tablo halinde bildirildiği, mahkemece 13/11/2017 tarihli bilirikişi raporunun C seçeneğinin hükme esas alınarak (sadece tarım Bağ-Kur'lu olup da prim borcu bulunanların borçlarının toplanmasıyla yapılan hesaplamaya göre davacı tarafından ödenmesi gereken tevkifat tutarının 1.594352 TL olduğu) sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın resen tescil başlığını taşıyan 9. maddesine göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat (kesinti) suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi Yasa'nın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Sigortalının ürün bedelinden prim kesintisi yapılması halinde Kurumun re'sen tescil yapması Kanun gereği olup bunun için davacının dava açmasına veya ayrıca Kuruma başvurmasına gerek yoktur.

Somut olayda; davacı, ilgili kişilerden %1 kesinti yapmama nedenini, bunların muafiyet kapsamında olduğunu belgeleyememiştir.

Yapılacak iş, davacının ürün aldığı kişilerden muafiyet belgesi almadığı, kesinti yapılmama nedenini belgeleyemediği anlaşıldığından 13/11/2017 tarihli bilirkişi raporunun B seçeneğinin hükme esas alınarak davanın 9.514,57 TL yönünden reddine karar vermektir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***