"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davacılar ile davalılardan ... İnş. Taah. Nak. San Tic. Ltd. Şti. ve ... Müh.Taah. Elk. İth. Ltd. Şti.vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar ile davalılardan ... İnş.Taah. Nak. San.Tic.Ltd.Şti.ve ... Müh.Taah. Elk. İth. Ltd. Şti.vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davalılardan ... İnş. Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekilince duruşmalı, ... Müh. Taah. Elk. İth. Ltd. Şti. vekilince de duruşmasız olarak istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05/11/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... İnş. Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. adına ... ile vekili Avukat ... ve davacılar vekili Avukat ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı Asil ile Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
A)Davacıların İstemi;
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin desteğinin iş kazasında vefat etmesi nedeniyle belirsiz alacak davası niteliğinde davacı eş ... ve çocuklardan ..., ... ve ... için 250 TL’şer maddi tazminat ile davacıların tamamı için ayrı ayrı 40.000 TL’şer manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili talep artırım dilekçesiyle davacı eş için maddi tazminat istemini 97.458,96 TL’ye artırmıştır.
B)Davalıların Cevapları;
... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili belediye tarafından 04/04/2013 tarihinde ... parkı ve sosyal donatı yaptırılması işi ihalesine çıkıldığı ve bu ihalenin ... İnş.Taah.Nak.San.ve Tic.Ltd. Şti.uhdesine kaldığını, bu nedenle her türlü sorumluluğun yükleniciye ait olduğu, bu nedenle müvekkil belediyenin kusur sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
... İnş.Taah.Nak.San.Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle, ... isimli parkın inşa işlerinin müvekkil şirketin üstlendiğini, parkın tüm elektrik işlerini ise ... Mühendislik Taah.Elektrik İt.İhr.Tic.Ltd.Şti.ile 06/05/2013 tarihli sözleşme ile anlaşıldığı şirketin sahibinin ... olduğunu, parkın çelik konstrüksiyonun 03.06.2013 tarihli sözleşme ile ... Demir Doğramı Ltd. Şti.ne verildiği, montaj ve gerkli ekipmanların aynı şirket tarafından temin edildiği, olay sırasında ... Mühendisliğin işçileri direk dikerken ...ye ait vinci kullanmak istedikleri sırada kazanın meydana geldiğini, olayın meydana geldiği direğin proje dışı direk olduğu ve müvekkilinin sorumluluğu dışında bir işlem sırasında kazının meydana geldiğinden bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun olamayacağını, meydana gelen olayda davacıların murisinin bariz hatasının bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
... Mühendislik Taah. Elek. İt.ihr.Tic.Ltd.Şti.vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilin ... adlı parkın sadece elektrik işlerini üstlenen taşeron firma olduğunu, işin asıl yüklenicinin ... İnş. Firması olduğu, olaya sebep olan vincin asıl firmanın vinç taşeronuna ait olduğu direğin yerinin ... Belediyesi Fen işleri tarafından tespit edildiği, müvekkil firmanın sadece dikim yerleri tespit edilen noktaların çukurlarını kazdığı ve vinç operatörü yardımıyla aydınlatma direğini diktiğini ve betonlamasını yaptığını, olayın vinç bomunun enerjili hatta değmesi nedeniyle meydana geldiğini, olaya neden olan vinç operatörü ...'in şirket çalışanı olmadığından, davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
İlk Derece Mahkemesince, Davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davacı eş ... için maddi alacağı 119.798,90 TL olmakla beraber istemle bağlı 97.458,96 TL maddi tazminata karar verildiği ve fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına karar verildiği, Davacı çocuklardan ..., ... ve ...'ın maddi tazminat alacağı taleplerinin reddine, davacı eş lehine 40.000 TL manevi, davacı çocukların her biri lehine 30.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği, tazminat alacaklarına iş kazası tarihinden itibaren faiz işletildiği anlaşılmıştır.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ile davalılardan ... Mühendislik Taahhüt Elektrik. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... İnş.Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. Vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
E) Temyiz Nedenleri;
Davalı ...Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle: olaya neden olan işin ihale kapsamı dışında olduğunu, müvekkili şirketin olay tarihinde kazanın gerçekleştiği yerde iş yürütmediğini, bu nedenle asıl işveren sıfatı olmadığını, keşifle durumun tespit edilebileceğini, Belediye tarafından düzenlenen 30/05/2014 tarihli geçici kabul tutanağında eksiklikler tespit edilmiş ise de; söz konusu eksiklikler içinde kazanın gerçekleştiği aydınlatma direklerinin bulunmadığı, kazanın ihale edilen yerde değil yine belediye tarafından kiralanarak işletilen ... Düğün salonu ve Marmara Yüzme Havuzu kısmında bulunduğunu, ... Mühendisliğin parkta direk dikim işleri çoktan bittikten sonra kimin için ve kimin talimatıyla olduğu belli olmayacak şekilde direk dikim işi yaptığını, hesap raporuna itirazların karşılanmadığı, Eşin yetim maaşı alıp almadığı ile mal varlığı olup olmadığının araştırılmadığı, evlenme ihtimali oranının düşük hesap edildiği, eşe ayrılan destek payının iki pay olarak kabulünün hatalı olduğu güncel asgari ücretler uygulandığına göre faiz uygulanmasına gerek olmadığı, maddi tazminat yönünden davacı vekilnini 18/01/2018 celsede talebi olmamasına karşın resen hesaba gönderilerek fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların fahiş olduğuna işaretle kararın bozulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... Mühendislik Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle: Kazaya konu işin ... Belediyesi yetkilisinin sözlü emriyle yapıldığını, Meram Belediyesi’nin sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin fatura karşılığı iş yaptığından alt işveren olarak sorumluluğu bulunmadığını sorumluluğun diğer davalılarda olduğunu, kazada vinç operatörünün ağır kusuru bulunduğunu, aydınlatma direği dikildikten sonra gerçekleştiğinden vinç operatörünün işverenin sorumluluğuna gidilebileceğini, maddi tazminat yönünden davacı vekilinin 18/01/2018 celsede talebi olmamasına karşın resen hesaba gönderilerek 97.458 TL hesap edilen maddi tazminatın hesap sonrası 119.798 TL olarak tespiti ile fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasının hatalı olduğuna işaretle kararın bozulmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalılardan ... Mühendislik Taahhüt Elektrik. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. ile ... İnş.Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 10/06/2014 tarihli iş kazası sonucu vefat sigortalının eş ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davalı ...’nin bir parkın yapım işini ... Şirketine sözleşme ile verdiği, bu davalı şirketin ise parkın elektirik işlerini diğer davalı ... Mühendislik şirketine verdiği, kazalının bu şirkette işçi olarak çalışırken olay günü aydınlatma direği dikim işinin icrası sırasında dava harici ... isimli firmaya ait vinçten yardım istendiği, vinç operatörü, ...’in aydınlatma direğini vincin halatı ile kaldırarak sabitleneceği yere diktiği ancak, vincin halatının aydınlatma direğinden çıkarılması sırasında halatın elektrik teline ve direğe teması neticesinde meydana gelen ark sonucu, kazalının direğin altında vida sıkarak sabitleme işini yaptığı sırada çarpılarak yaralandığı ve akabinde vefat ettiği, olayın SGK tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, hükme esas alınan kusur raporunda davalılar ... şirketinin %40, ... Mühendislik şirketinin. %50, dava dışı vinç operatörü ...'in %10 oranda kusurlu olduğu, davalı ... ile ... şirketi arasındaki ilişkinin ihale makamı-yüklenici niteliğinde olduğu, asıl-alt işveren ilişkisi olmadığı, dikkate alınarak belediyeye kusur verilmediği anlaşılmıştır.
Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle asıl işveren-alt işveren kavramlarının açıklanması gerekir.
4857 sayılı Kanun'un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu'nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 sayılı Kanun'un 12/6.maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur.
4857 sayılı Kanun'un 2/7.maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6.maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
a) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Bu açıklamalardan yola çıkılarak somut olayda, davalı ... Belediye Başkanlığının kendi asıl işlerinden olan park, bahçe inşaatı işini ihale ile bir şirkete vermesi onu asıl işverenlik sıfatından ve bunun doğal neticesi olarak da sorumluluktan kurtarmaz. Bu durumda kendine ait işi bir başkasına yaptıran kişi ya da kurum alt işverenin(taşeronun) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara dikkat edilmeden Meram Belediye Başkanlığı yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Öte yandan hükme esas alınan maddi tazminatın miktarı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece hesap bilirkişiden alınan 17/01/2017 tarihli hesap raporunda davacı eşin maddi tazminat alacağının 97.485,96 TL olarak hesap edildiği, davacılar vekilinin, bu miktar üzerinden talep artırım dilekçesi sunduğu, mahkemece verilen 10/03/2017 tarihli ilk kararda bu hesaba itibar edilerek dava eş lehine maddi tazminata karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 03/07/2017 tarihli ilk kararıyla HMK nun 353/1-a.6-2. cümle maddesi gereğince il derece mahkemesi kararının kaldırılması üzerine, ilk derece mahkemesinde yargılamaya devam edildiği, bu aşamada davacı vekilinin 18/01/2018 tarihli celsede yeniden hesap bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığına dair beyanda bulunmasına karşın; hesap bilirkişiden alınan 22/02/2018 tarihli ek hesap raporuna itibarla mahkemece davacı eşin maddi tazminat alacağının 119.798,90 TL olduğu ancak taleple bağlı 97.485,96 TL’ye karar verildiği ve fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulduğu anlaşılmıştır.
Bu aşamada usuli kazanılmış hak kavramını açıklamak faydalı olacaktır. Usuli kazanılmış hak (Usuli müktesep hak) kavramı davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davalılar lehine davacı eşin maddi tazminat alacağı yönünden 97.485,96 TL’lik miktar yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu halde; mahkemece bu miktarı aşar miktardaki hesap raporuna itibar edilmesi ve fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulması da hatalı olmuştur.
O halde, davalı ... Mühendislik Taahhüt Elektrik. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. ile ... İnş.Taah. Nak. San. Tic. Ltd. Şti vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalılardan ... İnş. Taah. Nak. San Tic. Ltd. Şti. yararına takdir edilen 2.037,00TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 05/11/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.