"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
K A R A R
A)Davacı İstemi:
Davacı, davalı işyeri nezdinde 20/09/2009-20/05/2012 tarihleri arasında geçen ve davalı Kurum tarafından gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanmadığından bahisle iptal edilen sigortalı çalışmalarının tespitini istemiştir.
B)Davalı Cevabı:
Davalı vekili; davalının işveren sıfatı bulunmadığını, ... Mob. Dek. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilileri ve ortakları ile herhangi bir hukuki ve fiili bağlantısının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Fer’i müdahil Kurum vekili; davacının Kurum kayıtlarında yer almayan çalışma iddiasını eşdeğer güçteki belgelerle kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:
Mahkemece, Davanın KABULÜ ile; davacı ...’ın davalı işveren ...’a ait işyerinde 16.09.2010 – 20.05.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 605 gün çalıştığı ve 605 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ...’ın, davalı ... nezdinde hizmet akdiyle istihdam edildiği ve davacı ... ile davalı ... arasında B.K.nun 313.maddesinde belirtilen ücret ve bağımlılık ögeleri ile işyerinde çalışma olgusunun gerçekleştiği, ancak, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe konulan 5510 sayılı Kanunun 87.maddesinde belirtilen kural çerçevesinde; prim ödeme yükümlülüğünden kurtulmak için ...’a ait 1376567.35, ...’a ait 1403548.35 ve Mavi Yeşil ......Teks.İnş.San.Tic.Ltd.Şti.ne ait 1426812.35 sicil sayılı işyerlerinden çalışılmadığı halde sigortalılığının oluşturulduğu, davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle; davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir.
E)Temyiz:
Davalı vekili, davalının işveren sıfatı bulunmadığını, dinlenen tanıkların davacının ... Ltd. Şti.’ne ait işyerinde çalıştığını beyan ettiklerini, davalının da o firmada çalıştığını, karara dayanak bilirkişi raporunun hatalı ve yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Fer’i müdahil kurum vekili; tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, kamu tanıkları dinlenmeksizin hüküm kurulmasının usul ve yasaya olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacıya ait hizmet cetvelinde 1.11.2011-31.5.2012 tarihleri arasında dava dışı ... Mob. Dek. Teks. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait 1426812.35 sicil sayılı işyerinde geçen hizmetlerin Kurum'a bildirildiği, davalı Kurum tarafından 05.03.2013 tarihli 2013/HE-104 sayılı raporla söz konusu işyerinden bildirilen hizmetlerin gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığından iptaline karar verildiği, davalı işyerinin 06/06/2006-31/12/2006 tarihleri arasında fason konfeksiyon dikimi faaliyetinden dolayı vergi kaydının bulunduğu, fiili adreste bulunmaması nedeniyle 31/12/2006 tarihinde re'sen terkin işleminin yapıldığı, ayrıca davalı işyerine ait Kurum'da herhangi bir işyeri tescil dosyasının bulunmadığı, davalı işyerinin mülkiyetinin 31/01/2006 tarihinden itibaren dava dışı ... Tekstil Gıda Tarım Ürün.İnş.Emlak San.Tic.A.Ş.ne ait olduğu ve mükellef ... tarafından 05.06.2006 tarihinde kiralandığının tespit edildiği, dava dışı ... Tekstil Gıda Tarım Ürün. İnş. Emlak San. Tic. A.Ş. adına ... sicil numarası ile ... Mah. ... Cad. No:... .../... adresinde tekstil konfeksiyon imalatı ve toptan satışı faaliyetinden dolayı 20.03.2006 tarihinden itibaren yasa kapsamına alındığı ve ve işyeri dosyasında davalı ...'a ait taşeron olarak faaliyette bulunduğuna ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı, dava dışı Mavi Yeşil ......Teks.İnş.San.Tic.Ltd.Şti.'ne ait ihtilaf konusu dönem bordrolarının getirtildiği, alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı, davalı tanıkları ile kamu tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda Mahkemece tekstil faaliyetinin yürütüldüğü davalı işyerinin ihtilaf konusu dönem içerisinde faal ve Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte olup olmadığının araştırılmadığı, davacı gibi hizmetleri dava dışı ... Mob. Dek. Teks. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. üzerinden Kurum'a bildirilen ve bu hizmetleri iptal edilen tanık beyanlarının esas alınarak sonuca gidildiği ve bu şekilde fiili çalışmanın yöntemince ispat edilmediği anlaşılmakla mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesi kurulan hüküm hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davalı işyerinin ihtilaf konusu dönem içerisinde faal ve Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte olup olmadığını araştırmaya yönelik olarak, bulunması halinde işyeri ile ilgili olarak düzenlenen kira kontratını getirtmek, davalı işyerine ait belirtilen adreste bulunan doğalgaz, elektrik, su, telefon abonelik kayıtlarını ve davalı işyerinin çalışma izni ve ruhsatını ilgili belediye ile diğer birimlerden sorarak tespit etmek, tekstil atölyesi olarak faaliyette bulunan davalı ... ve adrese göre işyeri ile ilgi olarak meslek kuruluşları nezdinde herhangi bir kaydın bulunup bulunmadığını araştırmak, davacının davalı nezdinde geçtiği iddia olunan hizmetleri ile ilgili olarak tanık beyanlarının yetersiz olması nedeniyle dava dışı ... Tekstil Gıda Tarım Ürün. İnş. Emlak San. Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirterek bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, davalının dava dışı ... ünvanlı işyerinin taşeronu olarak faaliyet gösterip göstermediğini, davacının bu işyerinde çalışıp çalışmadığını araştırmak, bunun için davacının çalıştığını iddia ettiği adreste Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit olunan kayıtlı çalışanları yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı vekili ve fer’i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
G) SONUÇ : Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
07/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.