Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi

K A R A R

A)Davacı İstemi:

Davacı, tarım Bağ-Kur sigortalılığının 15/09/2010 tarihinden tahsis talebinde bulunduğu döneme kadar devam ettiğinin tespit ile bu talebin kabul edilmemesi halinde tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak primi ödenen dönemlerde isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğini ve tahsis talebinde bulunduğu tarihi takip eden 01/01/2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitini talep etmiştir.

Davacı 09/01/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile bu kez; 01/07/1998- 13/03/1999 arası 8 ay 13 gün ( 253 gün) esnaf bağkur sigortalılığının iptal edildiğini, iptal edilen döneme ilişkin 719,21 TL fazla ödeme gösterildiğini belirterek 01/07/1998- 13/03/1999 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti ile bu şekilde 01/01/2015 ten itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini talep etmiştir.

B)Davalı Cevabı:

Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Mahkemece "1- Davanın kabulüne, davacının 01/07/1998 -14/03/1999 tarihleri arasında isteğe bağlı esnaf Bağ-Kur (4/b) sigortalısı olarak, 16/09/2010 -02/12/2014 tarihleri arasında isteğe bağlı tarım Bağ-Kur (4/b) sigortalısı olarak değerlendirilmesine, davacının 02/12/2014 tarihli başvurusu uyarınca 01/01/2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, " karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu ; Davalı Kurum vekili, kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu ve re' sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

"... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 17.01.2018 tarih, 2015/56 Esas ve 2018/33 Karar numaralı hükmüne yönelik davalı ... Başkanlığının vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine," karar vermiştir.

E)Temyiz:

Davalı kurum vekili; İstinaf başvurusundaki aynı gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Uyuşmazlık, davacının tarım Bağ-Kur sigortalılık koşullarına sahip olup olmadığı ile ödediği primlerle yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 22/11/1996 tarihinde Kuruma intikal eden giriş bildirgesine göre 01/12/1996 tarihinde 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, 28/05/1998 tarihinde zorunlu Esnaf Bağ-Kur sigortalılık süresinin başlaması nedeniyle 27/05/1998 tarihinde Tarım Bağ-Kur sigortalılığının sona erdirildiği, Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının 18/04/2001 tarihinde sona erdiği, 20/04/2001 tarihinde kuruma başvurarak yeniden tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescil edilmesini istediği, kurumca 01/05/2001 tarihinde tekrar tescil edildiği, ancak kurumun 20/07/2017 tarihli yazısında tarım bağkur sigortalılığının ikinci kez 19/04/2001 tarihinde başladığı belirtildiği halde aradaki çelişkinin giderilmediği, davacının 02/12/2014 tarihine kadar primlerin düzenli olarak ödendiği, ancak ziraat oda kaydının 5 yıldır işlem görmediği için talep olmaksızın 15/09/2010 tarihi itibariyle silindiğinden Kurum tarafından davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 15/09/2010 tarihi itibarıyla sona erdirildiği, 02.12.2014 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğu, tahsis talebi sonrası vergi ve oda kaydı bulunmadığı gerekçesiyle 01/07/1998 - 15/03/1999 tarihleri arasındaki dönem 1479 sayılı Kanun sigortalılığının da iptal edildiği anlaşılmıştır.

Davanın yasal dayanağı olan 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 4/1-b, (4.) alt bendinde "tarımsal faaliyette bulunanların" bu Yasa'nın kısa ve uzun vadeli sigorta kollarının uygulaması bakımından sigortalı sayılacakları, 93.maddesinde ise kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı olmasının zorunlu olduğu, sigortalılığın, bu Yasa'da sayılan sigortalı sayılma şartlarının kaybedilmesi veya ölüm halinde sona ereceği ifade edilmiştir. Hal böyle olunca, Yasa'nın 4.maddesine göre sigortalı sayılan kişinin, yine Yasa'da belirtilen hal ve nedenlerden ötürü sigortalı sayılma şartlarını kaybettiği yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sigortalı sayılamayacağına karar verilmesi mümkün değildir.

5510 sayılı Yasa'nın 9/5. maddesi uyarınca 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılık tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca muafiyet kapsamına girdiği yahut 65 yaşını doldurması nedeniyle talepte bulunduğu tarihten itibaren sona erer.

Ayrıca, 2926 sayılı Yasa'nın 60. maddesine göre; “Tarımsal faaliyette bulunanlar ile bunların yanında aile mensubu olarak ücretsiz çalışmakla beraber bu Kanunun 4. maddesi kapsamı dışında kalanlardan 18 yaşını doldurmuş olanlar Kuruma yazılı başvurmak suretiyle isteğe baplı sigortalı olabilirler. Zorunlu sigortalılıkları sona erenler, 4. madde kapsamı dışında kalmak şartıyla evvelce prim ödemiş oldukları son basamak üzerinden sigortalılıklarını isteğe bağlı olarak devam ettirebilirler.”

24/07/2003 tarih ve 4956 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 2926 sayılı Kanunun 60. maddesi 02/08/2003 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. 4956 sayılı Kanunun 54. maddesi ile 60. madde yerine 2926 sayılı Kanuna Ek Madde 3 eklenerek bu maddede “1479 sayılı Kanunun 79. madde hükümlerinin 2926 sayılı Kanuna tabi olanlar yönünden de uygulanacağı hükmü getirilmiştir. Böylece, 02/08/2003 tarihinden sonra artık 2926 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalılık olanaklı değildir.

01/10/2008 tarihinden itibaren de, 1479 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalılar, 5510 sayılı Kanun’ un 50. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olacaklardır.

Dairemizin istikrar gösteren içtihatlarına göre davacının zorunlu sigortalılık koşullarını taşımadığı ve tescilinin bulunmadığı dönem için kendiliğinden geriye yönelik prim yatırması yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Ancak, prim ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilebilir. Y.H.G.K’nun 20.11.2002 gün ve 21/892-990 sayılı kararları da bu yöndedir.

Somut olayda, her ne kadar davalı kurum tarafından davacının tarım bağ-kur sigortalılığı ziraat oda kaydı bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmişse de 5510 sayılı Yasa'nın 9/5. maddesinde sigortalılığın sona erme nedenleri açıkça belirtilmiş olup ziraat oda kaydının sona ermesi bu sebeplerden değildir. Ancak, dosyada davacının tarım sigortalılığı iptal edilen dönem için tarımla uğraştığına dair araştırma da yapılmamıştır. Öte yandan, davacının tarım bağkurlu olarak kabul edildiği süreler davalı kurum yazılarında farklı bildirildiği halde kurum cevaplarındaki bu çelişki giderilmemiştir.

Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde bulundurarak öncelikle nizalı dönemde davacının nerede ve hangi tarihler arasında ikamet ettiğini belirlemek, ziraate elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını varsa bunları kullanıp kullanmadığını, arazi kiralayıp kiralamadığını, tarımsal kredi alıp almadığını, il tarım müdürlüğüne kayıtlı olup olmadığını araştırmak, köy muhtarı ve azalar ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişilerin tanık olarak dinlemek, ayrıca zabıta aracılığıyla ayrıntılı bir araştırma yaptıktan sonra diğer bütün delilleri birlikte değerlendirerek davacının prim ödemesi yaptığı 18/05/2006 tarihinden itibaren tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığını tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlemek ve sonucuna göre davalı kurumca iptal edilen süre için sigortalılık koşulları var ise bu süre yönünden davacının tarım bağkur sigortalılığına karar vermek, aksi halde davacının kurumca kabul edilen tarım bağkur süreleri dikkate alınarak ödediği primleri isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirmekten ibarettir.

Kabule göre de, 01/10/2008 tarihi sonrası isteğe bağlı tarım bağkur sigortalılığı mümkün olmayıp 5510 sayılı Kanun’ un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının kabul edilebileceği, yine davacının 01/07/1998- 31/03/1999 tarihleri arası iptal edilen 1479 sayılı Kanun sigortalılık süreleri için hüküm kurulmuş ise de bu husus dava dilekçesinde belirtilmeyip ıslah dilekçesi ile talep edildiğinden ıslah yolu ile yeni bir dava açılamayacağı göz ardı edilerek hüküm kurulması hatalıdır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şeklide karar verilmiş olmasu usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabul edilmesi ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı KALDIRILMASI, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

H) Sonuç :

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***