Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

KARAR

A)Davacı İstemi:

Dava, davalı işyerinde 21/09/1999-24/04/2012 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.

B)Davalı Cevabı:

Davalı ... vekili ; müvekkili şirkette çalışanların Toplu İş Sözleşmeli, sigortalı ve sendikalı olarak çalıştıklarını, işyerinde sigortasız çalışan olmadığını, müvekkili şirketin bazı mağazalarında mağazanın dışında kasadan sonraki vatandaşların kasa çıkışında onları karşılayan ve aldığı malların poşetlerin konulmasına yardımcı olan daha sonrada bu kişiler ile anlaşarak onların paketlerini taşıyan bir kısım elemanların mağaza dışında durdurduğunu ve bunların vatandaşa yardım ettiğini, bunların hiçbir zaman müvekkili şirkette çalışmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

İlk derece mahkemesince özetle; Tüm dosya kapsamı, 01/02/2016 tarihli bilirkişi raporu ve 19/06/2012 tarihli ... inceleme raporunun içeriği ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; hizmet akdinin bağımlılık ve zaman unsurlarının gerçekleştiği ve davacının davalı şirket nezdinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının kabulü ile hizmet cetvelinde başka bir işyerinde ki sigortalı çalışmasının sona erdiği 13/02/2000 tarihinden sonra davalı işyerinde 15/02/2000-24/04/2012 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden aylık asgari ücretle çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle “Davanın kısmen kabülü ile davacının davalı şirkete ait ... sicil sayılı Levent Mağazası işyerinde 15/02/2000-24/04/2012 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu;

Davalı kurum vekili; davanın hak düşürücü süreye uğradığını dinlenen tanıkların Yargıtayın aradığı nitelikte olmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek,

Davalı ... vekili; müvekkili şirkette sigortasız işçi çalışmadığını, şirketin iştigal konusunu perakende ihtiyaç maddelerin alım satımı olup, yardımcı işler niteliğinde olan, hammaliye, nakliye, raf dizme ve depolama işlerinin sundukları sözleşmelerde görüldüğü gibi alt işverenler tarafından yapıldığını, davacının sepetçi tarif edilen haftanın bazı günleri ve bazı saatlerinde kendi insiyatifleri ile mağazanın dışında durup kasa dışında müşterilerle kurdukları diyalog sonrası yardım eden kişi durumunda olduğunu, davacının müvekkili şirketten herhangi bir ücret almadığını, talep edilen tarihlerde davacının başka iş yerlerinde çalışmasının bulunduğunu, sunulan mahkeme kararlarında davacı ile müvekkil şirket arasında hizmet akdinin bulunmadığının kabul edildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Bölge Adliye Mahkemesince '' İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma ve inceleme yapıldığı, toplanan deliller, kurum kayıtlarında aynı işyerinden bildirimi yapılan bordrolu tanıkların yeminli anlatımları ve tüm dosya kapsamı ile davacının aynı işyerinde düzenli olarak, bağımlılık unsuru yönünden Migros Market kasa ve çıkış kapısı arasındaki bölümde mağazanın açık olduğu saatlerde ücret ödenmeksizin, müşterilerden aldıkları bahşişlerler senelerce aynı şekilde yaptığı çalışmasının ispatlandığının belirgin bulunduğundan, hizmet sözleşmesinin 3 zorunlu unsurunun dava konusu olayda Yüksek Yargıtay emsalleri de nazara alındığında gerçekleşmiş bulunması nedeniyle istinaf dilekçelerinin kapsamı ve istinaf nedenleri ile kamu düzenine aykırı bir durumunda bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya ve dosya kapsamına uygun olduğundan,” gerekçesiyle “... 9. İş Mahkemesinin 05/07/2017 tarihli, 2012/265 Esas- 2017/421 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, ” karar verilmiştir.

E)Temyiz:

Davalı ...Ş. vekili ile davalı kurum vekili istinaf başvuru gerekçelerini tekrarlayarak mahkeme kararının bozulmasını talep etmişlerdir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, davalı işyerinde 21/09/1999-24/04/2012 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalıştıklarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenmeli, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve posta başı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun m.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Yasa'nın 3/B-D maddeleri ile 5510 sayılı Yasa'nın 6/a-c maddelerinde de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı göz önünde tutulmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Ayrıca çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir.

Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulmalı ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmetin tespitine karar verilmelidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Davacının 23/02/1980 doğumlu, dinlenen bordro tanıklarının beyanları göz önünde bulundurularak davalı şirkete ait Levent mağazasında çalıştığı, çalışmasının başladığı tespit edilen tarihte davacının 20 yaşında olduğu ,Milli Savunma Bakanlığı’ndan gelen cevaba göre 21.05.2000 tarihinde askere sevk edildiği ve 22.11.2001 tarihinde de terhis edildiği anlaşılmakta olup,dosyada mevcut bilirkişi raporlarında askerlikte geçen sürenin de tespite esas alındığı anlaşılmaktadır.

Yapılacak iş, davacının askere sevk edildiği 21.05.2000 tarihinden terhis edildiği 22.11.2001 tarihine kadar olan sürenin göz önünde bulundurularak çalışma sürelerinin yeniden tespit edilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...Ş. ile davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G)SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...ye iadesine, 24/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***