"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
K A R A R
A)Davacı İstemi:
Davacı vekili, davacının bir kısım çalışmalarının ve yaşlılık aylığının Sosyal Güvenlik Kurumunca iptal edildiğini belirterek, kurum işleminin iptali ile davacının 30.03.2006-30.08.2006 tarihleri arasındaki 122 günlük hizmetinin tespitini istemiştir.
B)Davalı Cevabı:
Davalı kurum vekili; davanın reddini savunmuştur.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı:
Mahkemece, DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince, kurum tarafından davacının 30/03/2006-30/08/2006 tarihleri arasındaki çalışmasının fiili olmadığı gerekçesi ile iptal edildiği ve davacının dava konusu edilen fiili çalışması kurum tarafından iptal edilince de yersiz ödendiği belirtilen emekli aylıklarının geri istendiği, denetim raporuna göre dinlenen kişilerin beyanları dikkate alındığında, genel olarak işyerinde fiilen çalışılmadığının tespiti ile kurum tarafından o işyerinden bildirilen hizmetlerin iptal edildiğinin anlaşıldığı, mahkemece tanık olarak dinlenen ... beyanında işyerinin tekstil malzemesi satışı yaptığını beyan etmiş ise de, adı geçen şirketin kurum kayıtlarındaki faaliyet konusunun ev ve işyerine taşımacılık olarak belirtildiği, yine dosya içinde yer alan 06/08/2014 tarihli tutanak içeriğine göre, mahallinde yapılan araştırmada işyerinde ne iş yapıldığının bilinmediği, 2009 yılından beri de boş olduğunun söylendiği, tanık ... tarafından verilen ifadede, ilgili firmada 5 yıl kadar çalıştığını ifade etmiş ise de, işyerinin açık adresini ve çalışanların adlarını bilmemesinin hayatın olağan akışına da uygun olmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.
E)Temyiz:
Davacı vekili, davacının yasal şartları tamamlayınca emekli olduğunu, iptal edilen dönem içinde sigorta primlerinin ödenediği noktasında ihtilaf bulunmadığını, ihtilafın fiili çalışma olup olmadığının belirlenmesinde olduğunu, zira bu hususta davacının ... ... Müş. Nak. Loj. ünvanlı işyerinde çalıştığının tanıklar ... ve ... tarafından doğrulandığını, yargılama safahatı içerisinde dinlenen tanıkların detayları hatırlamamasının doğal olduğunu, ortada bir ihmal varsa davalı kurumdan kaynaklandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya 31.03.2008 tarihli tahsis talebi sonrası 30.03.2006-30.08.2006 tarihleri ve 2008 yılındaki 2. ve 3. aya ait isteğe bağlı primleri dikkate alınarak 3600 gün prim ödemesi gün sayısı üzerinden 01.04.2008 tarihinden itibaren 506 sayılı kanunun Geçici 81/B-d maddesi gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum Denetmen Yardımcısı İlhan Kaya tarafından düzenlenen 26.11.2014 tarih, 2014/İK 209 sayılı rapor ile davacının dava dışı ... ... Müş. Nak. Loj. unvanlı işyerinden 30/03/2006 - 30/08/2006 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek çalışma olmadığının tespit edilmesi üzerine davacı aleyhine 01.04.2008-25.03.2015 tarihleri arasında ödenen 67.774,90 TL yaşlılık aylığı, 20.375,47 TL işlemiş faiz ( 04.06.2015 tarihi itibariyle) olmak üzere toplam 88.150,37 TL yersiz ödemelerin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, bilahere davacı vekili tarafından iptale konu dönemde davacının fiili çalışması bulunduğundan bahisle emekli maaşının iadesi kararının iptali için kuruma itiraz edilmiş ise de istemin reddine karar verildiği ve işbu davanın 04.05.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının hizmetleri iptal edilmesine karşın, kurum denetmenine bu yönde verdiği bir beyan bulunmamaktadır. Dinlenen bordro tanıklarının da çalışmaları iptal edilmiştir. Davacı aşçı olarak çalıştığını iddia ettiğine göre, davacıya bu hizmeti hangi adreste verdiği, anılan yerde şirketin faal olup olmadığı, vergi kayıtları ile şirketin ticari faaliyetinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden eksik araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, dava dışı şirkete komşu işyerlerini tespit edip, bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, hatta davacının yemek malzemelerini nereden ve nasıl temin ettiği açıklattırılarak, ayrıca dava dışı şirketin gümrük faaliyeti yapıp yapmadığının Gümrük Müdürlüğünden araştırılarak, davacının çalışma olgusunun gerçek olup olmadığını ortaya koyarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
G) SONUÇ : Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
07/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.