"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
A) Davacının İstemi :
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kaydı başlangıç tarihi olan 05/11/1988 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalının Cevabı :
Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İlk Derece Mahkemesinin Kararı :
Mahkemece, “-Davanın Kabulüne,
Davacının 05/11/1988 tarihinde 5510 sayılı kanunun 4/1-B bende kapsamında (Bağ-Kur) sigortalısı olarak çalıştığının tespitine, ” karar verilmiştir.
D) İstinaf Başvurusu :
Davalı kurum vekili, kurum işleminin yerinde olduğunu, davacının süresinde başvurusu olmadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı ve Gerekçesi :
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, “... 22. İş Mahkemesinin 2017/190 Esas, 2017/449 Karar sayılı kararının usul ve yönünden hukuka uygun bulunduğundan HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, ” karar verilmiştir.
F) Temyiz :
Davalı kurum vekili,istinaf talebindeki gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 13/09/2001 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden giriş bildirgesine göre limited şirket ortaklığına istinaden 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık tescilinin yapıldığı, 1479 sayılı yasa sigortalılığının 04/10/2000 tarihinde başlatıldığı, 05/11/1988- 30/06/1993 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin bulunduğu, ancak faaliyet konusunun belli olmadığı, yine Seçkin Halı ve Dayanıklı Tüketim Malları Gıda Sanayi Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi'nden 06/05/1993 tarihinde başlayan ortaklığının 04/10/2000 tarihi dahil devam ettiği anlaşılmaktadır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
1479 sayılı Yasa'ya 4956 sayılı Yasa ile eklenen Geçici 18. maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.
4956 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 02/08/2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı yasa ile 1479 sayılı Yasaya eklenen geçici 18. maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02/08/2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Yasa kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20/04/1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22/03/1985 tarihinden itibaren de esnaf sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler.
Somut olayda, davacının giriş bildirgesinin Kuruma kayıt tarihinin 02/08/2003 tarihinden önce 13/09/2001 tarihinde olduğu anlaşıldığından davacının vergi kaydı ve limited şirket ortaklığının tespiti halinde bu tarihten itibaren sigortalı olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Ancak, davacının dava dilekçesinin talep sonucu kısmında sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldığından ve eldeki dava ile amaçlanan davacının Bağ-Kur kapsamında sigortalı olduğu sürelerin belirlenmesi olduğundan davacının buna yönelik olarak talebi açıklattırılmalıdır. Ayrıca, davacının 05/11/1988-30/06/1993 tarihleri arasındaki vergi kaydının dayanağı faaliyet araştırılarak 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalılık şartlarına haiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. İnfaza elverişsiz şekilde davacının bir günlük sigortalılık tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacının talebini açıklattırıp giriş bildirgesinin 13/09/2001 tarihinde Kuruma verildiğini dikkate alarak vergide kayıtlı olduğu sürelerdeki faaliyetini gösteren kayıtlarına göre yukarıda açıklanan yasal mevzuat kapsamında sigortalı olduğu süreleri belirlemekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabul edilmesi ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı KALDIRILMASI, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
H) SONUÇ :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.