Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

KARAR

A)Davacı İstemi:

Davacı, dava ve ıslah dilekçeleri ile sigortalılık işleminin iptaline dair kurum işleminin iptaline, aksi halde ödediği primler nedeniyle 5510 sayılı Kanun 4/1-b maddesi gereğince sigortalısı sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B)Davalı Cevabı:

Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

Mahkemece bilirkişi raporu özetlenerek "... davacının zorunlu tarım bağkur sigortalılığının geçerli olmadığı durumda, davacının ödediği primlerin isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gerektiği, zira davacının, devamlı olarak zorunlu tarım bağkur sigorta primlerini ödediği ve davalı kurumun da bu primleri itirazı kayıt ileri sürmeden tahsil ettiği, bunu da uzun bir süre kullandığı, bu durumda ödenen primlerin isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gerektiği" gerekçesi ile " Davanın kabulü ile davacının 19/05/2009 - 30/11/2014 tarihleri arasında isteğe bağlı tarım bağkur sigortalısı tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline," karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu ; Davalı Kurum vekili, davacının muafiyet belgesi gereği sigortalılığının iptal edildiği, kurum işleminin yerinde olduğu gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :

"...Davacının zorunlu sigortalılık şartlarını taşımamasına karşın sigortalı olma isteğinde bulunması, bu yönde prim ödemelerinde bulunması ve en nihayetinde zorunlu sigortalılığının kabul edilmemesi halinde isteğe bağlı sigortalı kabul edilmesine yönelik kuruma başvurusunun bulunması nedeniyle davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir hatanın bulunmadığı ancak hüküm bölümünde yasal olarak gerekli olmadığı halde "tarım bağkur" kelimesinin eklenmiş olduğu anlaşılmıştır. Hüküm kısmındaki bu bölümün çıkartılarak düzeltilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. " gerekçesiyle " 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince KALDIRILMASINA, Davacının davasının kabulü ile, Davacının 19/05/2009 - 30/11/2014 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline," karar vermiştir.

E)Temyiz:

Davalı kurum vekili; İstinaf başvurusundaki aynı gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:

Dava, davacının sigortalılık işleminin iptali işleminin iptali, aksi halde ödediği primler nedeniyle 5510 sayılı Kanun 4/1-b maddesi gereğince sigortalısı sayılması talebine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkesince de davalı kurum temyizi kısmen yerinde görülmekle hüküm yukarıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 19/05/2009 tarihinden beri devam eden ziraat oda kaydı bulunduğu, 25/12/2009 varide tarihli bildirgesi ile ziraat oda kaydına istinaden 19/05/2009 tarihi itibariyle tescil işleminin gerçekleştiği, ancak aynı odadan 19/05/2009 tarihli kuruma intikal tarihi 26/05/2009 olan yazı ekindeki muafiyet belgesini sunduğu, davacının 18/01/2010- 15/12/2014 arasında çoğunlukla düzenli prim ödemeleri olduğu, kurumun 15/10/2015 tarihli yazısı ile; Muafiyet belgesi nedeniyle tarım sigortalılığının iptal edildiğini, talep halinde ödediği primlerin iade edileceğinin bildirdiği, davacının taşınmaz kaydı olmadığı, yine ... Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre çiftçi kayıt sistemi ve büyükbaş hayvan kayıtlarına rastlanmadığının bildirildiği, 2012 yılında adına bağ-kur kesintisi yapıldığı, ziraat mühendisi bilirkişi rapora göre davacının tarımsal gelirine ilişkin bilgi ve belgenin dosyada olmadığı, 2012/12. ay tevkifat kesintisine göre değerlendirme yapıldığı, bunun 19 katı esas alındığı ve neticeten; 2012 yılında tarımsal faaliyet sonucunda elde ettiği aylık ortalama gelir ile sigortalılık muafiyet sınırları ile karşılaştırıldığı ve davacının 2012 yılında aylık ortalama gelirlerinin muafiyet sınırı altında kaldığının belirtildiği, kurumdan davacının isteğe bağlı ödemelerinin karşıladığı süre sorulduğunda ise; 5510 sayılı Kanun 4. maddesi 1. fıkra b bendi 4 numaralı alt bendinde isteğe bağlı sigorta bulunmadığı, ancak kurumu bağlamayacak şekilde 19/05/2009 tarihinden sonraki ödemelerine ilişkin zorunlu sigortalı olmak kaydıyla ödediği primlerin karşıladığı tarihlerin 19/05/2009- 30/11/2014 ve 02/12/2014 – 28/02/2015 tarihleri arası olarak bildirildiği anlaşılmaktadır.

2926 sayılı Yasa'nın 60. maddesine göre; “Tarımsal faaliyette bulunanlar ile bunların yanında aile mensubu olarak ücretsiz çalışmakla beraber bu Kanunun 4. maddesi kapsamı dışında kalanlardan 18 yaşını doldurmuş olanlar Kuruma yazılı başvurmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olabilirler. Zorunlu sigortalılıkları sona erenler, 4. madde kapsamı dışında kalmak şartıyla evvelce prim ödemiş oldukları son basamak üzerinden sigortalılıklarını isteğe bağlı olarak devam ettirebilirler.”

24/07/2003 tarih ve 4956 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 2926 sayılı Kanunun 60. maddesi 02/08/2003 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. 4956 sayılı Kanunun 54. maddesi ile 60. madde yerine 2926 sayılı Kanuna Ek Madde 3 eklenerek bu maddede “1479 sayılı Kanunun 79. madde hükümlerinin 2926 sayılı Kanuna tabi olanlar yönünden de uygulanacağı hükmü getirilmiştir. Böylece, 02/08/2003 tarihinden sonra artık 2926 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalılık olanaklı değildir.

01/10/2008 tarihinden itibaren de, 1479 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalılar, 5510 sayılı Kanun’ un 50. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olacaklardır.

Öte yandan, Dairemizin istikrar gösteren içtihatlarına göre davacının zorunlu sigortalılık koşullarını taşımadığı ve tescilinin bulunmadığı dönem için kendiliğinden geriye yönelik prim yatırması yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Ancak, prim ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilebilir. Y.H.G.K’nun 20.11.2002 gün ve 21/892-990 sayılı kararları da bu yöndedir.

Somut olayda, 01/10/2008 tarihi sonrasında isteğe bağlı tarım sigortalılığı mümkün olmayıp 5510 sayılı kanun 51. madde 4. fıkrası gereğince aynı kanunun 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının kabul edilebileceği göz ardı edilerek ve davacı isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edildiği halde, tarım bağkur zorunlu sigortalı olması halinde ödemelerinin ne kadarlık süreyi karşılayacağına dair verilen kurum cevabına göre ilk prim ödemesi olan 18/01/2010 tarihi öncesi de dahil edilerek isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin tespitine karar verilmesi hatalıdır.

Yapılacak iş, davacının ilk ödeme yaptığı tarihten itibaren ileriye doğru olarak ödemelerinin ne kadarlık isteğe bağlı sigortalılık süresini karşıladığını davalı kurumdan sormak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şeklide karar verilmiş olmasu usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G) SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***