"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
Dava, davacının davalı işverenlere ait servis aracında şoför olarak 15/06/1998-15/11/2006 tarihleri arasında çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesinde “davanın reddine” karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun ortaya konulmasında Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtayın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam anlamı ile yerine getirilmemiştir. 09/05/1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Gerçekten Dairemiz kararında belirtilen şekilde mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.
Yapılacak iş ihtilaf konusu dönem içerisinde davacıya hangi şirketlere taşıma hizmeti verildiği ayrıntılı şekilde açıklatıldığına göre, bu kurum ve kuruluşlardan servis kullanan kayıtlı bodro tanıklarından servis aracının davacının mı yoksa davacı şirketten başka birinin mi kullandığı açıklatmak, davalı şirketin kayıtlarında davacının araç kiraladığına dair bir kayıt bulunup bulmadığı sormak, davacının şoför olarak çalıştırılıp çalıştırılmadığı hususunda davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde tutularak, davacı ile davalılar arasında hizmet veya kira akti mi olduğunu saptayarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
07/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.