"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının davalı işyerinde 01/09/2004-01/10/2013 tarihleri arasında haftalık 600 TL ücretle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk derece Mahkemesince, 15/11/2017 tarih ve 2017/150-2017/336 Esas ve Karar sayılı ilamı ile “... sicil nolu davacı ...'ın davalı ... Ayakkabı Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'ne ait 1007232.28 nolu işyerinde 10.01.2005 ile 01/10/2013 tarihleri arasında işyerinden Kurum’a bildirilen aylık ücretlerle, mülga 506 ve 5510 sayılı kanuna tabi olarak sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, 01/09/2004 ile 09/01/2005 tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine, ” şeklinde karar verildiği, davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından istinaf yargı yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince dava ücret tespiti istemine ilişkin olduğundan ve davalı işyerince dava konusu dönemde Kurum’a tam olarak hizmet bildiriminde bulunduğundan, “davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ... İş Mahkemesinin 15/11/2017 tarih ve 2017/150 Esas, 2017/336 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, ” şeklinde yeni bir karar verilmiş ise de vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı Kurum üzerinde bırakılması yerinde olmamıştır.
Gerçekten davanın 6552 sayılı Yasa’nın 64. maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. maddesine eklenen hükmün yürürlüğe girdiği 11/09/2014 tarihinden önceki bir tarih olan 27/11/2013 tarihinde açıldığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun davada sıfatının “davalı” taraf olduğu dikkate alındığında vekil ile temsil edilen davalı Kurum yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kurulan hüküm usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASI gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Bölge Adliye Mahkemesi hüküm fıkrasının 4. numaralı bendinin tümüyle silinerek hükümden çıkartılmasına yerine gelmek üzere ; “ Temyiz edenin sıfatına göre davacının ve davalı ... Kardeşler.......Ltd.Şti. nin yapmış olduğu giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, davalı Kurum tarafından posta gideri olarak yapılan toplam 33,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalı Kurum kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre hesaplanan 2.180,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Kuruma verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu DÜZELTİLMİŞ ŞEKLİ İLE ONANMASINA, dosyanın ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.