Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi

K A R A R

A)Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle;

Müvekkilinin davalı şirkette 01/04/2000 - 08/10/2002 tarihleri arasındaki sigortaya esas hizmet süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiş, 14.07.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile bu süreye ek olarak 01.05.2003-09.06.2003 tarihleri arasında da sigortaya esas hizmet süresinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

B) Davalı cevabı :

Davalı Kurum vekili; 506 sayılı Yasanın 79.maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin söz konusu olduğunu, davacı tarafın iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili özetle; Davacı tarafın son olarak çalıştığı yerin müvekkili Bankanın temizlik işlerini üstlenen alt işvereni ... Servis Yönetim A.Ş. olduğunu, banka nezdinde herhangi bir çalışmasının olmadığını, davacı tarafın hizmet tespitini istediği tarih aralığının davanın hak düşürücü olan 5 yıl içinde açılmadığı beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İhbar olunan, ...Tem.SosyalHiz.Tur.GıdaSan.Tic.Ltd.Şti. Vekili;Davalı şirket ile müvekkilleri arasında 2005-2012 yılları arası için hizmet sözleşmesi imzalandığını, davacının kendi bünyesinde çalıştığı 01.02.2006-28.02.2013 tarihlerine ilişkin primlerinin eksiksiz ödendiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İhbar olunan ... Servis ve Yönetim A.Ş. Vekili; davacının temizlik görevlisi sıfatıyla müvekkili şirkette 01.03.2013-30.04.2014 tarihleri arasında çalıştığını, bu döneme ilişkin sigortasının eksiksiz yatırıldığını, işleri önceki alt işveren ... Şirketinden devraldıklarını, açılan davada bir sorumlulukları olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :

Mahkemece yapılan yargılama sonunda mevcut deliller, tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu, dosyaya davacı tarafça verilen ıslah dilekçesi ve ıslaha karşı taraflarca verilmiş beyan dilekçeleri ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları birlikte değerlendirildiğinde; davacı yanın talebinin ve ıslah talebinin reddi gerektiği, davacının davalı Banka Şubesi nezdinde 01.04.2000 – 08.10.2002 tarihleri arasındaki sigortalı çalışma iddiasının, olay tarihinde mer’i 506 sayılı Yasanın 79/10 maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin müruru nedeniyle dinlenemeyeceği kanaatine varılmakla "Davanın REDDİNE " karar verilmiştir.

D) Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:

Davalı ...Ş. İle dava dışı ... Tem. Malz....Ltd. Şti ve ... Tem. Hizm. Arasında taşeronluk ilişkisi bulunduğuna ilişkin SGK'da kayıtların bulunmadığı, dava konusu dönemde müfettiş incelemesi yapılmadığı görülmüştür.

Davacı 14.7.2016 tarihinde verdiği ıslah dilekçesini de 506 sayılı Kanunun 79/10 ve 5510 sayılı Kanunun 86/9.maddelerinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra verdiğinden, ıslah konusu edilen 1.4.2000 – 8.10.2002 ve 1.5.2003 – 9.6.2003 tarihleri arasında istenen hizmet tespiti taleplerinin, hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmiş olmasından dolayı reddine dair verilen Mahkeme kararının yerinde olduğu belirgindir.

Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş 1-) ... 14. İş Mahkemesi'nden verilen 28/12/2016 tarih, 2014/172 Esas ve 2016/566 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, karar verilmiştir.

D)Temyiz:

Davacı, davalı işverene ait işyerinde kesintisiz çalıştığını belirterek verilen kararı temyiz etmiştir.

F)Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.

İşverenin, çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun'un 79/1.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır.

Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun'un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.

Maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözedilemeyeceği açıktır.

Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )

Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemez.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01/04/2000 yılında davalı bankada işe başladığında taşeron firma bulunmadığı, sonrasında işin taşeron firmalara verildiği , davacının 08/10/2002- 01/05/2003 arasında ... sicil numaralı ... Temizlik Hizm.Ltd.Şti’nden, 09/06/2003- 31/01/2006 tarihleri arasında 1196440.35 işyeri sicil numaralı ... Temizlik…,01/02/2006- 28/02/2013 tarihleri arasında ... Temizlik Ltd.Şti’nden, 01/03/2014- 30/04/2014 tarihleri arasında da ... işyeri sicil numaralı ... Servis ve Yön.A.Ş. ‘nden bildirimlerinin bulunduğu, davalı banka bordrolu çalışanlarının davacının çalışmalarını doğruladıkları ve ayrıca T.Finans Bankası yazısından 2000-2002 yılları arasında bankaların temizlik hizmetlerinin şubelerin kendi belirlediği şirketler veya çalışanlar tarafından yapıldığı, davacı ile yapılan sözleşmenin aradan 13 yıl geçmiş olması sebebiyle mevcut olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, nizalıdönemde ... Temizlik Ltd.Şti bordrolarını getirtip bordrolarda yer alan şahıslara davacının öncesinde de banka bünyesinde çalışıp çalışmadığı sorulmadan, banka bünyesindeki çalışmanın devamlı ve kesintisiz olması halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.

Mahkemece yapılacak iş; ihtilaflı dönemde davalı banka ile ... Temizlik Ltd.Ştiarasındaki ihale sözleşmelerini isteyip, hangi tarih aralığını kapsadığı belirlemek, nizalı dönemde davacının çalışmalarının geçtiği işyerlerine ait bordroları getirtip , bordrolu çalışanlarını tanık olarak dinleyip ,davacının taşeron firma bünyesindeki çalışmalarından önce de davalı banka bünyesinde çalışıp çalışmadığını tespit etmek ,tüm çalışmalar banka bünyesinde geçti ise hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddedilemeyeceği dikkate alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Davacı işveren vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı ORTADAN KALDIRILMASI gerekmiştir.

H)SONUÇ :Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***