Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının ve 17/04/1988 tarihi itibariyle 1 gün süreyle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

Dava, davalı kooperatif işyerinde 17.04.1988 tarihi itibari ile 1 gün süre ile çalıştığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm, davalı kooperatif ve Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 108.maddesinin 1. fıkrasında;

"Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında nazara alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı, sigortalının, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihtir." hükmü düzenlenmiştir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa'nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da kolluk yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Mahkemenin “davanın açılmamış sayılmasına, ” dair ilk kararının Dairemizce taraf teşkili sağlanarak, işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, 01/01/1966 doğumlu davacının, 17/04/1988 tarihinde 22 yaşında olduğu, 17/04/1988 tarihli işe giriş bildirgesinin ... sicil numaralı, ... ... adresindeki ... Mavikent Yapı Kooperatifi işyerinden Kuruma verildiği, bilirkişi incelemesinde işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, sigorta sicil numarasının verildiği yılın serilerinden olduğu, ... sicil numaralı işyerinin ... Mavikent Tatilevleri Yapı Kooperatifi ünvanıyla 01/09/1987 tarihi itibariyle sigortalı çalıştırdığına ilişkin işyeri bildirgesi verdiği, dönem bordrosu verilmediği, ... sicil numaralı ...site işletme kooperatifinin de aynı sicilde devam ettiği, tescil bilgilerinde 01/09/1987 tarihinde yasa kapsamına alındığı, Çevre ve Şehiricilik Bakanlığından gelen 31/03/2015 tarihli cevabi yazıda ... Konut Yapı Kooperatifi isimli bir koopreatifin 11/09/1996 tarihinde ... Site işletme kooperatifi olarak nevi değiştirdiğinin bildirildiği, Vergi Dairesinden zamanaşımı nedeniyle işyeri evraklarının imha edildiğinin bildirildiği, Ticaret sicilden, kaydına rastlanmadığı bildirildiği, daha sonra sicil numarasından buranın ... Tur site işletme kooperatifi olduğu , kooperatifin tasfiyesine yada terkinine ilişkin kayıt olmadığının bildirildiği, davacının hizmet cetvelinde 01/06/1991 tarihinde 4/a çalışmasının başladığı, tanık olarak dinlenen site yöneticilerinin “davacıyı tanımadıklarını” beyan ettikleri, tanık olan 3 tane akrabasının “1988 yılında davalı kooperatifin inşaatında 3-4 ay ustaların yanında harç karma ve inşaat işlerinde birlikte çalıştıklarını , ssk kartı verildiğini ancak bildirim yapılmadığını” beyan ettikleri, tanıkların hizmet cetvellerinde davalı işyerinden bildirim bulunmadığı ancak sigorta sicil dosyaları gelmediğinden, işyerine ait işe giriş bildirgesi olup olmadığının denetlenemediği, eylemli çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece yapılacak iş; dinlenen tanıkların sicil dosyalarını getirtmek ve davalı işyerinden verilmiş işe giriş bildirgesi olup olmadığını belirlemek, tanıkların beyanlarında bahsedilen sigorta sicil kartları mevcutsa mahkemeye ibraz etmelerini sağlamak, Kurumdan, Belediye'den ve Vergi Dairesinden sorulmak suretiyle ayrıca zabıta marifetiyle sağlıklı bir araştırma yaptırılarak komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtları SGK’dan getirtilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının davalılardan Sınırlı Sorumlu ... Site İşletme Kooperatif'e iadesine

12/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***