Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesi istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacılar ve davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

1- Dava, 04/04/2012 tarihli trafik iş kazası neticesinde sigortalının vefatı nedeniyle eş ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, Davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Kimyevi Maddeler ve Zirai İlaç A.Ş.’ne karşı açılan davanın reddine, davalı ...Ş.’ne karşı açılan davanın kabulü ile; davacı eş ... için 124.000,00 TL, ... için 55.000,00 TL, ... için 46.000,00 TL olmak üzere toplam 225.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 21/12/2012 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle davalı ...Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, davalı ...Ş.'nın sigorta poliçesi limit ve şartları sınırları içerisinde sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

Dosya kapsamından, sigortalı ...’in davalı şirkette satış temsilcisi olarak çalışırken olay günü davalı şirket tarafından kendisine tahsis edilen ... plakalı araç ile bayi ziyareti için gittiği Iğdır’dan dönüşü sırasında ... ilçe sınırları içinde aracın 8 metre genişliğe sahip, bölünmüş virajlı yolda mıcırdan kaydığı, gidiş istikametine göre kendi

şeridinin yanında kalan ve yolu kapatmayacak şekilde park etmiş olan ... plakalı araca ve sürücüsüne çarpıp yoldan çıkarak 2-3 metre takla attıktan sonra durduğu sürücü olan ...’in vefat ettiği, yanındaki bölge müdürü olarak görev yapan dava harici ...’ın ise sağ olarak kurtulduğu, 01/02/2010 tarihli davacının araç kullanılmasına ilişkin talimatnamede aracın satış ve pazarlama işinde bu belgede sayılan illerde kullanılacağı belirtilmişken Iğdır ilinin bu iller arasında belirtilmediği, sigortalı ...’in olay tarihinde kaç saat araç kullandığı dinlenme sürelerine riayet edilip edilmediği konusunda bilginin bulunmadığı, hükme esas kusur raporunun iş güvenliği alanında uzmanlığı olup olmadığı anlaşılamayan bilirkişiden alındığı ve kazalıya %100 kusur verildiği anlaşılmıştır.

İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur. Yine Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 1979 yılında benimsenen ve Ülkemizce de onaylanan Karayolu Taşımacılığında Çalışma Saatleri ve Dinlenme Sürelerine İlişkin 153 Sayılı Sözleşme'nin 5. ve 6. maddelerinde karayolu taşımacılığında sürücü olarak çalışanların azami çalışma saatleri belirlenmiş, anılan maddelerde hiçbir sürücünün mola vermeksizin ve devamlı olarak dört saatten fazla araç kullanmasına izin verilemeyeceği, her ülkenin yetkili makam ya da kuruluşunun, özel ulusal koşulları dikkate alarak, sözü geçen 4 saatlik süreyi bir saatten fazla olmamak üzere artırabileceği, fazla mesai dahil, azami toplam araç kullanma süresinin günde dokuz, haftada 48 saati aşamayacağı düzenlenmiştir.

Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişinin olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanununun 77. maddesi ve İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri ile Karayolu Taşımacılığında Çalışma Saatleri ve Dinlenme Sürelerine İlişkin 153 Sayılı İLO sözleşmesini incelemesi suretiyle, işverenin, iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, iş yerinde aşırı çalıştırmanın söz konusu olup olmadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadığı anlaşılmaktadır. İşveren, çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu çerçevede işçisinin yasal sınırları aşar süratte araç kullanmasını önlemek için gerekli tedbirleri alması, risklerden kaçınması, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmesi, risk değerlendirmesi yapması ve/veya yaptırması, teknik gelişmelere uyum göstermesi, tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmesi, mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri alması, gerekli araç ve gereçleri sağlaması, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmesi ve mevcut iş yerinin iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir.

Somut olayda, olay tarihinde yukarıda açıklanan şekilde araç kullanma sürelerine riayet edilerek işçinin araç kullanmasına izin verilip verilmediği, işçinin araç kullanması sırasında dinlenme sürelerine riayet edilmemesi nedeniyle yorgun olup olmadığı hususunun araştırılarak trafik iş güvenliği konusunda uzmanlardan oluşan bilirkişi heyetine konuyu tüm yönleri ile incelettirip yukarıda bahsedilen esasları kapsayan bilirkişi kusur raporu alınmasından sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz kusur raporunu hükme esas alarak karar verilmesi hatalı olmuştur.

Öte yandan kabule göre de; Davalı ...Ş.’nin olay tarihinde sigortalının kullandığı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup, maddi tazminat isteminden sorumluluğuna karar verilmiş ise de; Dairemizin 04/03/2019 tarih ve 2018/2620 Esas, 2019/1583 Karar sayılı ilamında da işaret olunduğu üzere sürücünün %100 kusuru ile neticelenen trafik iş kazalarında işletenin sorumluluğuna gidilemeyeceği gibi; sigortacının da sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, bu davalı yönünden de davanın reddi gerekirken bu davalı yönünden kabul kararı verilmesi,

Aynı zamanda haklarında husumetten red kararı verilen davalılar ... Sigorta A.Ş. ve Doğal Kimyevi Maddeler ve Zirai İlaç A.Ş. hakkında Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunması gerekirken; bu düzenlemeye aykırı olacak şekilde ayrı ayrı nispi vekalet ücreti takdiri de hatalı olmuştur.

Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacılar ve davalı ...Ş. vekillerinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul olunmalı ve temyiz itirazlarının bu aşamada sair yönleri incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı ve davalı ...Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 23/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***