Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

İLK DERECE MAHKEMESİ :... Anadolu 20. İş Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

K A R A R

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili, davacının geçirmiş olduğu iş kazası, işveren olan davalının yürüttüğü işin doğrudan yarattığı tehlikenin sonucunda, işyerinde meydana geldiğini, bu nedenle iş kazası olduğunu, davalı işverenin İş Güvenliği Tüzüğü ve ilgili mevzuat gereğince gerekli önlemleri almamış olması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, işverenin sorumlu olduğunu, konuyla ilgili İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi'nin 2014/215 Esas sayılı dosyası ile taraflarından tazminat talepli dava açıldığını, müvekkilinin maluliyet oranının bildirilmesi için SGK'ya yazılan müzekkereye, SGK Pendik Sosyal Güvenlik Merkezinden verilen yazı cevabında "davacının 28.10.2008 tarihli iş kazası nedeniyle müracaatı bulunmadığı, 5510 sayılı Kanunun 97. Mad. Gereğince 5 yıllık zaman aşımı süresi dolduğundan ancak mahkemece iş kazası olduğuna dair karar verilmesi halinde ilgili işlemlerin başlatılacağı" nın belirtildiğini, İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi'nin 02/10/2014 tarihli duruşmasında iş kazasının tespitine yönelik dava açılması için kendilerine süre verildiğini ve bu nedenle bu davanın açıldığını ileri sürerek sonuçta söz konusu 28/10/2008 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

B)Davalıların Cevapları;

Davalılar vekilleri davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;

Ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra SGK tarafından yapılan tahkikatın sonucu beklenmiş olup Tuzla SGM'nin 18/03/2016 tarihli cevabi yazısında davacının 28/10/2008 tarihli iş kazasına bağlı olarak %28,2 oranın sürekli iş göremezlik derecesi tespit edildiği belirtilerek malüliyet raporu ve 21/01/2016 tarih ve 209972/01/İR/01 sayılı müfettiş inceleme raporu örnekleri gönderilmiş ve davalı şirket vekili tarafından verilen dilekçede davanın konusuz kaldığı belirtilerek bu doğrultuda karar verilmesi istenmiş olup, Sonuç olarak Tuzla SGM'nin cevabına, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin beyanlarına ve dosya kapsamına

nazaran SGM'nin dava konusu kazayı yargılama sırasında iş kazası olarak kabul etmiş olduğundan davanın konusuz kaldığı ve dava şartı niteliğinde olan devam eden hukuki yararın kalmadığı anlaşılmış olup yargılama giderinden sorumluluk yönünden irdeleme yapılması gerektiğinden bu doğrultuda yapılan irdelemede Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2014/215 Esas sayılı dosyasının bu dosyaya alınan gerekli kısımlarının onaylı örnekleri, söz konusu SGM'nin cevabi yazısı ve ekindeki maluliyet raporu ile müfettiş inceleme raporu ve tüm dosya kapsamına nazaran davalıların davaya sebebiyet verdikleri ve davalı Kurumun yargılama sırasındaki işlemine bağlı olarak dava tarihinden sonra davanın konusuz kaldığı ve davalıların yargılama giderinden sorumlu olmaları gerektiği kanaatine varıldığından bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Konusuz kalan davada dava şartı niteliğinde devam eden hukuki yarar kalmadığından davanın dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,

2-Yargılama gideri ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmasına ve buna göre sonuçta:

a)Davalı SGK'nın harç muafiyeti nedeniyle sonuçta maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 4 TL harcın davalı şirketten alınarak Hazineye gelir kaydına,

b)Ön inceleme duruşmasından sonra konusuz kalma nedeniyle ücretin tamamına hükmedileceğine ilişkin tarife düzenlemesi de gözetilerek sonuçta tarife gereğince belirlenen 1.800 TL maktu avukatlık ücretinin davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine,

c)Davacı tarafından peşin ödenen toplam 54,20 TL harcın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,

d)Davacı tarafından harç dışında yapılan toplam 104 TL Mahkeme masrafının davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine,

3-Davalı Kurum tarafından yapılan masrafın üzerinde bırakılmasına,

4-Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine karar verilmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;

İstinaf incelemesi sonucunda Dairemizin 2017/706 Esas-1056 Karar sayılı kararı ile; " davalı SGK vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Bakırköy 18. İş Mahkemesinin 2013/1225 Esas, 2017/21 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1,b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine," karar verilmiş,

Bu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2018/619 Esas -4961 Karar sayılı ilamı ile özetle; "İşçi tarafından açılan tazminat davasında, Kurumun 30.05.2014 tarih ve 6490026 sayılı yazısı ile ''5510 sayılı Kanunun 97. Mad. gereğince 5 yıllık zaman aşımı süresi dolduğundan ancak mahkemece iş kazası olduğuna dair karar verilmesi halinde ilgili işlemlerin başlatılacağının'' Mahkemeye bildirildiği, tazminat davasının görüldüğü Mahkemenin 02.10.2014 tarihli celsede verdiği süre üzerine de davacının görülmekte olan davayı açtığına göre, Bölge Adliye Mahkemesince davacının dava açmadan kuruma müracaat etmesinin dava şartı olarak düzenlenmesine rağmen kuruma müracaat etmeden davayı açtığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur." gerekçesiyle bozularak Dairemize gönderilmiştir.

Dairemizce usul ve yasaya uygun bulanan Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Kurumun 30/05/2014 tarihli yazısı üzerine davacının, davayı açmasına göre Kuruma müracaat şartının gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, ancak istinaf edenlerin sıfatına ve istinaf sebeplerine göre, dava açılmasına davacı sebebiyet vermediğinden vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılardan alınmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşıldığından davalı Kurum vekili ile şirket vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği yönünde kanaate varılarak davalı Kurum ve davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

E) Temyiz Nedenleri,

Davalı Özmaksan Mermer Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile gelinen aşamada usul ve hukuka uygun bir karar verilmiş değildir. Çünkü, Yerel mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Dairenizce, bu ilamın yerinde olmadığına karar verildiği halde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerel mahkeme kararı ortadan kaldırılarak usul ve hukuka uygun bir karar verilmeyerek yerel mahkeme kararının usul ve esasa uygun olduğuna hükmedilmesi yerinde değildir. Dairenizin bozma kararına göre, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi kararı usul ve esasa aykırı ise, verilmesi gereken kararın, kurumun idari tahkikatı neticesinde iş kazasını tespit etmiş olması nedeniyle, davanın konusuz kalmış olması gerektiği kanaatindeyiz. Bu halde ise daireniz ilamında açıklandığı üzere kurum cevabına göre, davacı taraf, mahkemece dava açmaya yönlendirilmiş ise, yine müvekkil şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından müvekkil şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekir. Oluşa göre dava açılmasına sebebiyet veren diğer davalı kurum olup, müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmaması gerekir. Bu bağlamda, yerel mahkeme kararı da son verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı da usul ve yasaya aykırı olup, kararı bu yönüyle de temyiz ederiz. Yüksek Mahkemenizce resen görülecek nedenlerden ötürü İst. Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili, davacının kuruma başvurmadan dava açtığını, kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, aksine kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla, resen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

Dava iş kazası tespiti davasıdır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının kuruma müracatının olmadığı, Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2014/215 Esas sayılı tazminat dosyasınında, Kurumun mahkemeye verdiği cevabi yazıda ''5510 sayılı Kanunun 97. Mad. Gereğince 5 yıllık zaman aşımı süresi dolduğundan ancak mahkemece iş kazası olduğuna dair karar verilmesi halinde ilgili işlemlerin başlatılacağının'' bildirildiği, İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesi'nin 2014/215E. Sayılı dosyasında 02.10.2014 tarih ve 2 nolu celsede mahkemenin davacı vekiline iş kazasının tespiti yönünde dava açarak mahkemeye bildirilmesi için süre verildiği, yargılama devam ederken kurumun kazanın iş kazası olduğuna ilişkin kurum tahkikatının yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 21.11.2016 tarihli kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli kararı ile kaldırıldığına ve Bölge Adliye Mahkemesince yeni hüküm kurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı da bozulduğuna göre, Yargıtay bozma ilamından sonra Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeni bir hüküm oluşturulması gerekirken, daha önceki Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılan 21.11.2016 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi yapılması hatalı olmuştur.

O halde davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G)SONUÇ:

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan Özmaksan Mermer Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne iadesine, 25.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***