Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası nedeniyle bölge adliye mahkemesince verilen hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, temyiz konusu hükme ilişkin dava, HMK’nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

KARAR

A)Davacı İstemi;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin geçirdiği iş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 95.848,31 TL’ye artırmış ve başvurma harcını da yatırmak suretiyle 120.000,00 TL manevi tazminat ve faize karar verilmedi talebinde bulunmuş, iş bu asıl dava dosyasıyla birleşen dosyada ise 14.936,57 TL maddi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

B)Davalı Cevabı;

Davalı ... Mak.İnş. Taah. San ve Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle, iş kazasında müvekkili davalının bir kusuru olmadığı, davacının tedavisinin tamamlanarak doktor raporu ile iş görebilir olduğu tespit edildiğini, davacının tazminat talebi koşullarının mevcut olmadığından bahisle haksız açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı... Elektrik Üretim İnş. İth. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, husumet itirazında bulunmuş ve davacının müvekkili şirket ile arasında yapılmış bir sözleşme yada hizmet akdinin bulunmadığını ve bu sebeple müvekkili şirket açısından davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini, davacının tazminat talebi koşullarının mevcut olmadığından bahisle haksız açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

C)İlk Derece Mahkemesi Kararı :

İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davalar birlikte değerlendirilerek 110.784,88 TL maddi ve 45.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı :

İlk derece mahkemesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise Mahkemece reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde görülmediğine işaretle, reddedilen miktar yönünden tek vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmesi yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

E) Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, olası sistem değişikliği nedeniyle ileriye dönük talep hakkı saklı tutulmak ve işleyecek dönemde daha yüksek artış oranı uygulanması için maddi tazminatı temyiz ettiklerini, taraflarınca yatırılan harçların yargılama giderine dahil edilerek kabul ve red oranına göre hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı... Elektrik Üretim İnş. İth. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Termik Santral Projesinin ihale ile anahtar teslim olarak ... Ltd. Şti’ne verildiğini, davacının bu şirketin taşeronu ... Şti işçisi olduğu, Müvekkili şirketle herhangi bir bağı olmadığı, müvekkiline yüklenebilecek kusur ve husumet olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince her iki davalı lehine tek vekalet ücreti takdirine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ıslah ile manevi tazminat istenemeyeceğini, asgari ücret artışlarının yıldan yılan %3, ile %6 arasında olduğu yani %4,5 ortalama civarında olduğu halde bu oranın üzerinde artış yapılarak hesap yapılmasının hatalı olduğu, 8/04/2016 tarihli dilekçeyle kusur raporuna itirazların karşılanmadığını, maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığı tedavi ve geçici iş göremezlik devresi zararlarının SGK’ca karşılandığı maddi tazminat alacağının bulunmadığı,sigorta şirketine ihbarın değerlendirilmediğine işaretle kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Davalı ... Mak.İnş. Taah. San ve Tic Ltd Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; kök rapora karşı davacı tarafın süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmamış olup bu sebeple süresi geçtikten sonra sunduğu beyan dilekçesinin de bu bağlamda nazara alınmaması gerektiği, bu nedenle ek raporda 2017 yılı asgari ücret tarifesinin baz alınmasının hatalı olduğunu , ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tutulmadığından ek dava açılmasının hatalı olduğunu, istemlere dava, ıslah ve ek dava tarihinden faiz işletilmesi gerekirken kaza tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu, işveren tarafından iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirildiği vincin dışarıdan temin edildiği, beton kalıplarının yine ustabaşı ve deneyimli işçiler tarafından vincin hatlarına takıldığı, kaza anında da vinç operatörünün aldığı direktif doğrultusunda kalıbı kaldırdığı, kalıbın bağlandığı vinç sapanlarında kopma olmadığı, kalıbın işçiye çarpmasının risk değerlendirilmelerinde öngörülen durumlardan biri olmadığından müvekkiline kusur verilemeyeceğini, ıslah ile manevi tazminatın istenemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince her iki davalı lehine tek vekalet ücreti takdirine karar verilmesinin hatalı olduğunu, adil yargılanma hakkı ihlal edildiğine işaretle kararın bozulmasını talep etmiştir.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

1- Dosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,

2- Dava, 04/03/2013 tarihli iş kazasında sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalı... Elektirik Şirketine ait... Santralinin soğutma bacası inşaatının dava harici ... Ltd. Şti’ne verildiği, bu şirketin ise işi taşeronu davalı ... Şirketine verdiği, olay günü davacı baca inşaatında iskelede kalıp sökümü yaptığı sırada kalıbın sıkışması nedeniyle Doğan şirketi tarafından temin edilen vinç ile kalıbın çıkartılmaya çalışıldığı sırada kalıbın sıkıştığı yerden bir anda kurtulup savrularak, davacının boyun kısmına çarpması neticesinde iş kazası gerçekleştiği anlaşılmaktadır. SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edildiği, maluliyet oranının %34,2 olarak tespit edildiği, iş kazasının gerçekleşmesinde davalı... Elektirik şirketinin Asıl İşveren olarak %20, davalı ... şirketinin %70 ve davacının %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Hesap bilirkişiden alınan 24/06/2016 tarihli rapor ile maddi tazminat alacağının 95.848,31 TL olarak tespit edildiği, davacı vekilinin bu rapora karşı somut neden göstermeden olası varsayım ve hesap hatalarından dolayı itiraz ettiğini beyan etti ve bu rapora göre maddi tazminat alacağını ıslah ettiği, davalı ... şirketi vekilinin ise işlemiş devre hesabında hata yapıldığını 80.562,60 TL olarak tespit edilmesi gereken devre zararının 95.349 TL olarak alınmasının hatalı olduğuna işaretle rapora itiraz ettiği, davalı... Elektirik şirketinin de itirazlarını sunduğu anlaşılmıştır. Hesap bilirkişiden alınan 19/07/2017 tarihli ek raporda, davalı ... şirketi itirazının haklı olduğuna işaret ettiği; ancak işlemiş devre hesabını kök raporda tespit edilmiş olan 31/12/2016 tarihinden 31/12/2017 tarihine çekmek suretiyle hesap yapmak suretiyle maddi tazminat alacağını 110.784,88 TL olarak tespit ettiği, davacı vekilinin bu hesaba dayanarak birleşen davayı açtığı, mahkemece de ek rapora itibar edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.

Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı).

Somut olayda; davacının maddi tazminat alacağının tespiti için hesap bilirkişiden alınan 24/06/2016 tarihli hesap raporunda 14/07/2013-31/12/2016 tarihleri arası işlemiş devre hesap devresinin 80.562,60 TL yaptığı halde hesap raporunda hata yapılarak bu devre zararın 95.349,67 TL olarak hesap edildiği, davalı vekilinin itirazı üzerine alınan raporda bu hatanın giderilmesi ile yetinilmesi gerekirken 19/07/2017 tarihli raporda davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış ihlali olacak şekilde işlemiş devre tarihinin 31/12/2017 tarihine çekilmesi hatalı olmuştur.

O halde mahkemece yapılacak iş 24/06/2016 tarihli hesap raporunda yapılan hata düzeltilerek davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek 91.296,85 TL maddi tazminat alacağı olduğunu tespit ederek davalıları iş bu tazminat alacağından sorumlu tutmaktan ibaret iken yazılı bilinen hesap devresinin 31/12/2017 tarihine çekildiği ek hesap raporuna itibarla karar verilmesi hatalı olmuştur.

3- Öte yandan 492 Sayılı Harçlar Kanunun 28/1-a maddesine göre karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

Bu düzenleme doğrultusunda davacı tarafından yatırılan harcın, karar ve ilam harcından tenzili yerinde ise de; davacıdan tahsil edilen harcın yargılama gideri içerisinde dahil edilerek kabul ve red oranında davacı ve davalı taraflar arasında paylaştırılması hatalı olmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın, karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi hükmü bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 25/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***