"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
A)Davacı İstemi:
Dava, vefat eden sigortalı oğlundan ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve aksi yöndeki davalı kurum işleminin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
B)Davalı Cevabı:
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
İlk Derece Mahkemesi “Davanın Kabulü ile; Davacıya oğlu olan sigortalı muris ...'tan dolayı ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 01.02.2016 tarih, 1.624.776 sayılı davalı kurum işleminin iptaline” karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu;
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; oğulları ...'dan dolayı aylık talebinde bulunan babası ... ve annesi ...'ın gelir tespiti hakkında ilgili Kanun ve mevzuat hükümleri gereğince SGK ... İl Müdürlüğü Denetmenlerince etraflıca yapılan araştırma sonucu düzenlenen denetim raporu doğrultusunda 22/11/2013 tarihinden sonra ölüm aylığının kesildiğini, mahkemenin sadece ... ... İlçesi Tapu Sicil Müdürlüğüne davacı adına kayıtlı tapu kayıtlarının sorulduğunu, Türkiye genelinde her hangi bir araştırma yapılmadığını, Gölbaşı Tapu Sicil Müdürlüğünün de yazısında muhtelif zamanlarda farklı kişilere satış yapıldığı bilgisi gelmesine rağmen bunların satış gelirinin de değerlendirmeye alınmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince ''Kurum daha evvel gelir testi yaparak sonucuna göre bekar olarak ölen oğulları dolayısıyla davacı ve eşine aylık bağlamış ancak müteveffanın annesinin 25/10/2013 tarihinde vefatından sonra herhangi bir gelir testi yapmadan eşin ölümüne bağlı olarak davacının taşınmazlarından elde ettiği gelirin tamamının davacıya kalacağı bunun da net asgari ücretten fazla olduğu varsayımıyla aylık kesilmiştir. Kurumca aylık kesme işlem tarihi itibariyle yeni bir gelir testi yapılmamıştır. Davacının taşınmazlarından elde ettiği gelirden hareketle işlem tesis edilmiştir. Oysa getirtilen tapu kayıtlarının incelenmesinde davacının taşınmazlarının eşinin ölüm tarihinden bir gün önceki bir tarih olan 24/10/2013 tarihinde sattığı görülmektedir. Böylece kurum işleminin dayanağı kalmamıştır. ” gerekçesiyle
“Davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, ” karar verilmiştir.
E)Temyiz:
Davalı Kurum vekili “Mahkemece sadece ... ...ında tapu bilgileri getirtilmiş, Türkiye genelinde araştırma yapılmamıştır. Satışı yapılan gayrimenkullerin satış geliri değerlendirilmemiştir. Talep tarihinde henüz gayrimenkulleri satılmamış olduğundan talebin reddi yerindedir. ” gerekçeleriyle temyiz yoluna başvurmuştur
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, davacıya vefat eden sigortalı oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve aksi yöndeki davalı kurum işleminin iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını temel olarak 506 sayılı Yasa'nın 69. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 34. ve 35. maddesi oluşturmaktadır.
506 sayılı Yasa'nın 24.maddesine göre, ölen sigortalının ana ve babasına gelir bağlanması için ana ve babanın geçiminin sigortalı tarafından sağlanması gerekirken, anılan maddede, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasanın 35.maddesi ile yapılan değişiklik sonucu, "geçiminin sigortalı tarafından sağlanması" koşulu kaldırılarak, "sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Yasaya göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan anne ve babaya gelir bağlanacağı" düzenlemesi getirilmiştir.
5510 sayılı Yasa'nın 34. maddesi (d) bendinde; "Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25 i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 251 oranında aylık bağlanır." hükmü,
5510 sayılı Yasa'nın “Hak sahiplerinin aylıklarının başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması” başlıklı 35. maddesinde : “ Ölüm sigortasından sigortalının hak sahiplerine bağlanacak aylıklar;
a) Sigortalının ölüm tarihini,
b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması halinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi, takip eden ay başından itibaren başlatılır. Hak sahiplerine bağlanan aylıklar 34 üncü maddede belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir...........
Aylığın kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması halinde, 34 üncü maddede belirtilen şartlar saklı kalmak kaydıyla, müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren yeniden aylık bağlanır. (Mülga son cümle: 17/4/2008-5754/67 md.)” hükmü
5510 sayılı yasanın “Gelir ve aylıkların düzeltilmesi, yükseltilmesi, alt sınırı, ödenmesi ve yoklama işlemleri” başlıklı 55. maddesinde: “ Bu Kanuna göre gelir veya aylık bağlanan sigortalı ile hak sahibi kişilerin durumlarının, kendilerine veya başka hak sahiplerine bağlanmış bulunan gelir veya aylık tutarının düzeltilmesini gerektirir bir şekilde değişmesi halinde gelir veya aylık tutarları, değişikliğin meydana geldiği tarihten sonraki ödeme dönemi başından başlanarak yeni duruma göre düzeltilir.............
Gelir ve aylık alma şartlarının devam edip etmediğine yönelik yoklama işlemlerine ilişkin usûl ve esaslar ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda ; davacının ölüm aylığına hak kazanmasını doğuran ölüm olayı 5510 sayılı Yasa'nın yürürlüğünden sonra meydana gelmekle hakkı doğuran olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağı açıktır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının oğlu, muris ...’ın 28.09.2012 tarihinde bekar olarak vefat ettiği, sigortalı murisin toplamda 1286 gün sigortalı hizmeti olduğu, sigortalı murisin anne ve babasına 01/10/2012-22/11/2013 tarihleri arası ölüm aylığı bağlandığı, anne ...'ın 25.10.2013 de vefat etmesi üzerine, Kurum tarafından tespit edilen yıllık gelirin tamamı babaya hasredilerek gelirinin asgari ücretten yüksek olduğu gerekçesiyle babanın aylığının kesildiği, konuya ilişkin 02.12.2013 günlü denetmen raporuna göre; “anne ve babanın aktif sigortalılığının bulunmadığı, kurumdan veya 2022 sayılı Yasa kapsamında gelir/aylık almadıkları, adlarına kayıtlı araç olmadığı, ... adına tapu kaydı bulunmadığı, ... adına kayıtlı araziler ile ilgili ... Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yazısında 2013 yılı için yıllık gelirinin 11.385,44-TL olarak bildirildiği, buna göre aylık gelirin anne ve baba için 948,79-TL olacağı, bunun yarısının anne yarısının baba için harcanacağı buna göre 474,40-TL olduğu ve bu miktarın 2012-2013 yılları için belirlenen asgari ücretin net tutarından daha az olduğu” hususlarının tespit edildiği, bunun üzerine kurumca 01.10.2012 den geçerli aylık bağlandığı, aylığın 22.10.2013 e kadar ödendiği ancak ...'ın 25.10.2013 de vefat etmesi üzerine bu tarihten itibaren gelirin tamamının ... a ait olacağı ve buna göre 948,79-TL nin o dönemin net asgari ücret 730,28-TL den daha yüksek olacağı tespitiyle, aylıkların kesildiği, dava açıldıktan sonra davacının gelir durumu ile ilgili herhangi yeni bir incelemenin yapılmamış olduğu , davacının 15.04.2014 tarihli dilekçe ile davalı kuruma ölüm aylığı almak için başvuruda bulunduğu ancak davalı kurumun 03.09.2014 tarihli yazısı ile davacının talebini denetim raporunda herhangi bir değişiklik bulunmaması sebebi ile reddettiği, bu işlemin iptali için ... 1 .İş Mahkemesinin 2015/656 E sayılı dosyasında dava açıldığı fakat Mahkemece 6552 sayılı Yasa'nın 64.maddesi gereğince davadan önce kuruma müracaat edilmediğinden davanın reddedildiği bu kararın kesinleştiği, davacının 22.01.2015 tarihinde oğlu ...dan ölüm aylığı bağlanması için davalı kuruma tekrar müracaat ettiği fakat talebin 01.02.2016 tarihli 1.624.776 sayılı karar ile reddedildiği , Mahkeme tarafından davacının tapu kayıtlarının getirtildiği, davacı adına kayıtlı gayrimenkullerin çoğunun 24/10/2013 tarihinde satıldığı, aktif olarak gözüken ... ... 25 ve 10 dönüm iki tane susuz tarla bulunduğu, banka kayıtları ve taşınmazların satış bedellerinin miktarı ve davacının gelirine katkısının araştırılmadığı, Tarım İlçe Müdürlüğünden aktif iki tarlanın geliri olup olmadığı hususunun sorulmadığı, Kurumdan yeni bir inceleme yapılmasının istenilmediği, gerekli araştırmalar sağlıklı biçimde yapılmadan davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş, Tarım İlçe Müdürlüğünden aktif iki tarlanın geliri olup olmadığı hususunu araştırmak, taşınmazların satış bedellerinin miktarı ve davacının gelirine katkısını bilirkişi marifetiyle belirlemek, 5510 sayılı yasanın 55. maddesi son fıkrası ve 35. maddesi 3. fıkraları gereği yeni talebe göre yeniden inceleme yapma yetkisi ve görevi bulunan Kurumdan ( her ne kadar davalı konumunda olsa da), davacının gelir durumuyla ilgili yeni bir müfettiş ya da denetmen araştırması yapmasını istemek, Kurumun raporu ve bulgularıyla, bilirkişi raporu ve toplanan yeni delilleri kıyaslamak, araştırmayı genişleterek elde edilecek sonuçlara göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
G)SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.