Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebepler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,

2- Dava, sigortalının 03/11/2011 tarihli iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece, davacı lehine 61.482,00 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'si için kaza tarihinden, bakiye 56.482,00 TL için ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalının tahsiline, aynı zamanda davacı lehine 6.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacının davalı şirkette çalışırken olay günü elektirik direğine çıkarak elektirik teli bağlantılarını söktüğü sırada elektirik direğinin yerinden çıkarak devrilmesi neticesinde iş kazası geçirdiği, olayın SGK tarafından iş kazası olarak kabul edildiği mahkemece verilen 04/11/2015 tarihli ilk kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02/10/2017 tarih 2016/5159 Esas – 2017/7099 Karar sayılı ilamıyla davacının iş kazası nedeniyle oluştuğu iddia edilen sürekli iş göremezlik oranı ile bu maluliyet oranı üzerinden SGK tarafından bağlanacak gelirin ve geçici iş göremezlik ödeneğinin tespiti ve bu gelirlerin rücuya kabil kısmının hesaplanan maddi tazminat alacağından tenzili yönünden bozulduğu, bozma neticesinde Adli Tıp 2. Üst Kurulundan alınan 04/10/2018 tarihli raporla maluliyet oranının %18 olarak tespit edildiği, ancak bu oran üzerinden bağlanması gereken gelirin SGK’dan sorulmadan karar verildiği anlaşılmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyulması ile Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma yükümlüğü doğar. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan Mahkemenin, bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükmünü tesis etme zorunluluğu vardır.

Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacının %18 oranındaki sürekli iş göremezlik oranın kesinleştiği gözetilerek bu oran üzerinden SGK tarafından bağlanması gereken gelirin ilk peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik süresi için ödenmesi gereken geçici iş göremezlik ödeneğinin kurumdan sorulması, kurumca talebin reddi halinde ise, önceki bozma ilamında işaret olunduğu üzere davacıya SGK Başkanlığını hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan kendisine gelir bağlatması için önel verilmesi, açılan davanın sonucunu bekleyerek sonucuna göre, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek 23/06/2015 tarihli hesap raporundan davacıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği ile kurumca bağlanacak sürekli iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısmını tenzil ederek davacının maddi tazminat istemiyle ilgili bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, uyulan bozma kararına aykırı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı vekiline iadesine 25/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***