Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

K A R A R

Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenler ile temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,

Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe maruz kalan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, davalı ... yönünden davanın reddine, davacının manevi tazminat isteminin reddine, 84.062,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/11/2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Yunus ve Şükrü'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Dosya kapsamından davacının iş kazası sonucu % 24 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu ve iş kazasının meydana gelişinde davacı sigortalının % 30 oranında müterafik kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, Dairemizin 2013/8171 esas ve 2013/12663 karar sayılı Bozma ilamı öncesinde davacının manevi isteminin reddine, 84.062,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/11/2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dairemizin 17/06/2013 tarihli 2013/8171 esas ve 2013/12663 karar sayılı bozma ilamı ile mahkemece verilen bahse konu kararın “ hükme esas alınan hesap raporunda davacının beyanından anlaşılan günlük 40,00TL yevmiye (asgari ücretin yaklaşık 2,86 katı) üzerinden hesaplama yapıldığı, davacının ücretine dair ayrıntılı araştırma yapılmadan neticeye varıldığı..., ayrıca davacı ...'ın işverenlik sıfatının bulunmayıp anılan

olayda bu davalının müstakil bir kusurunun olmadığını da gözeterek aleyhine açılan davaların reddine karar vermekten ibarettir”şeklinde belirtilerek bozulduğu; akabinde Yerel Mahkemece Dairemiz Bozma İlamına uyulduğu, davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği, ancak bozma ilamı sonrası mahkemece emsal ücret araştırması yapılmışsa da, davalı asil ...’in, mahkemenin 2008/262 Esas sayılı dosyasında 23/09/2008 tarihli celsede davacının günlük 40,00 TL yevmiye ücreti ile çalıştığını beyan etmesi sebebiyle bu ücret üzerinden hesaplanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı ve taleple bağlı şekilde 84.062,10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 09/11/2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği ve fakat Dairemiz Bozma İlamına uygun şekilde hüküm tesis edilmediği anlaşılmıştır.

1-Mahkemece yapılacak iş, davacı işçinin, yaşı ve tecrübesi dikkate alındığında, dosyada mevcut, ... Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 14.10.2014 tarihli yazısında bildirilen emsal ücreti baz alarak ve usuli kazanılmış hakları da göz önünde bulundurarak yeni bir hesap raporu almak, ancak yapılacak yeni hesapta temyize konu dosyada 02/04/2018 tarihli hesap raporundaki verilerin dikkate alınmasını, işlemiş devrenin bu raporda kabul edilen tarihten ileri çekilmemesini ve bu rapordan sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkların rapora yansıtılmaması suretiyle maddi tazminat alacağının belirlenmesini sağlamak ve oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.

2-Öte yandan, somut olayda, davanın Davalı ... yönünden reddine, karar verilmiş olmasına karşın; davalı vekili lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesi hükmüne aykırı olarak maktu vekalet ücreti takdir edilmemesi hatalı olmuştur.

Diğer davalılar yönünden ise manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olmasına karşın, davalılar vekili lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3.maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmemesi hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 01/10/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

***