"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
A)Davacı İstemi;Davacı vekili; davacının 01/01/2009 tarihinden 30/03/2014 tarihine kadar 5 yıl süre ile Pınarbaşı Köyü Tüzel Kişiliği bünyesinde çalıştığının tespiti ile bu tespit uyarınca MESKİ bünyesinde istihdamının sağlanmasına, bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalıların Cevapları;
Davalı Belediye cevap dilekçesinde özetle; davacının daha önce 2014/566E. sayılı dosyası ile aynı talepli dava açtığını ancak davasını takipsiz bırakması sebebiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, içme suyu hizmetlerinin MESKİ’ye devredildiğini, bu nedenle müvekkil belediyenin taraf sıfatının bulunmadığını beyan ederek davanın husumet nedeniyle reddini talep etmiştir.
Dahili davalı Meski cevap dilekçesinde özetle; davacının 31/03/2013’ten itibaren devri yapılan memur, işçi ve personel içerisinde bulunmadığını, çalışmasına ilişkin müvekkil idarenin herhangi bir bilgisi ve sorumluluğunun bulunmadığını, hizmet akdi ile çalışmadıığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararı;
İlk derece mahkemesi;
"1-Davacının davasının kısmen KABUL kısmen REDDİ ile;
-Davacının 18/05/2009-30/03/2014 tarihleri arasında Meski'ye devir edilen Pınarbaşı köy tüzel kişiliğinde içme suyu hizmetlerinde asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin döneme yönelik istemin reddine
2-Davacının çalıştığı kabul edilen dönem için toplam 7.503,93-TL eksik primin dahili davalı Meski'den alınarak SGK'ya ödenmesine,
3-Davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden davanın husumetten reddine,", karar verilmiştir.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı;
Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
E) Temyiz Nedenleri,
Davalı Meski Vekili; davacının 31/03/2013’ten itibaren devri yapılan memur, işçi ve personel içerisinde bulunmadığını, 6360 sayılı yasanın yürürlük tarihi 01.04.2014 olduğu, dolayısıyla çalışmasına ilişkin müvekkil idarenin herhangi bir bilgisi ve sorumluluğunun bulunmadığını, hizmet akdi ile çalışmadığını belirterek kararın resen bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Kurumu Vekili; Çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği,başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konusundaki tanık ifadelerinin inandırıcılığı hakkında , tanık beyanlarının işyeri kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi, çalışıldığı iddia edilen işyerindeki görevli personel ile birlikte o işyerine en yakın işyerlerinden o işyerini bilen ve tanıyan şahıslarında dinlenmesi suretiyle, konularında inceleme ve araştırma ile çalışma olgusunun kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerekir. Ücret alma iddiasında yazılı delil aranması, ücret alma olgusunun var olup olmadığın araştırılması, mahkemece bu yolda hiçbir araştırma yapmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verilişi, usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 15/03/1981 doğumlu davacının, ihtilaf konusu dönem içerisinde davalı işveren nezdinde geçen çalışması bulunmadığı, 15/01/1969-27/03/2014 dönemini kapsayan köy karar defterinin dosyaya celp edildiği, 18/05/2009 tarihli karar ile içme suyu bekçiliği görevinin ...’ dan devralarak ... oğlu ...’ ya devredilmesine karar verildiği, 10/03/2014 tarihli karar ile 2011 yılına kadar tüm alacaklarının aldığı belirtildiği, bu tarihten önce ücret ödemesine ilişkin herhangi bir belge tespit edilmediği, komşu işyeri araştırması yapıldığı ve bir kısım tanıkların dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; içme suyu bekçisi olarak görev yaptığını belirten davacı adına köy karar defterinde 10/03/2014 tarihli karara kadar herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin bilgi belge bulunmadan, davacının çalışmasının tam zamanlı mı, yoksa, (part-time) kısmi-zamanlı olarak mı çalıştığı hususunda yeterli araştırma yapılmadan, davacının 01/01/2009 - 30/03/2014 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışıp çalışmadığına dair yetersiz tanık beyanları ile sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, ; içme suyu bekçisi olarak görev yaptığını belirten davacı bekçilik yaptığı köyde ilgili kurum ve kuruluşlardan su abonelik sayısının ve abonelerinin tespit edilerek, aboneler arasında re’sen seçilecek tanıkların yöntemince beyanlarını almak, yapılan işin tam zamanlı çalışmayı gerektirecek nitelikte olup olmadığını belirlemek, davacıya yapılan ücret ödemelerine ilişkin belgeler ile köy gelir gider defterleri ve ihtilaflı döneme ait muhtarlığın defter ve kayıtlarını davalı işverenden istemek, ihtilaflı dönemdeki köy muhtar ve azaları ile davacının çalışması konusunda bilgi sahibi olabilecek köy halkı arasından re’sen seçilecek tanıkların yöntemince beyanlarını almak, bu bağlamda mahalli bilirkişi ile birlikte keşif yapılarak köy nüfusu ile bölge ve mevsim koşulları da gözetilerek davacının yaptığı işin sezon içinde ne kadar süreceği belirlendikten sonra davacının sezon içinde çalıştığı sürelerde ay içerisinde her gün çalışıp çalışmadığı, sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu tespit edebilmek açısından bilirkişi incelemesi ile çalışmanın niteliğini ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra Mahkemece sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Davalılar MESKİ ve Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı KALDIRILMASI, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden dahili davalı ... Su ve Kanalizasyon İdaresi'ne iadesine
06/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.