"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
K A R A R
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, sorumluluğu bulunmayan davalıya kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı ile davalı ...’nin ilçe merkezinde bulunan elektrik trafolarının belediye adına boyanması hususunda anlaştıkları, davacının elektrik trafolarını boyadığı esnada elektrik akımına kapılması sonucu yaralandığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, yerel mahkemenin 23/09/2014 tarih ve 2013/13 Esas - 2014/442 Karar sayılı ilk kararı ile 22.089,52 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verdiği görülmüştür. Dairemiz'in 02/06/2015 tarih 2014/26436 esas 2015/12632 Karar sayılı ilamı ile mahkemece verilen bahse konu kararın “ Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacının Kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir ” şeklinde belirtilerek bozulduğu; akabinde Yerel Mahkemece Dairemiz Bozma İlamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının gerekli prosedürleri işlettiği ve iş kazası tespit davası açtığı, anılan iş kazası tespit davasının ''...Somut olayın incelenmesinde ; davacının çeşitli tarihlerde davalı belediyeden doğrudan temin usulü ile hizmet işi aldığı ve ücretlerinin ödendiği, aynı zamanda hizmet yaptığı dönemde ... Derisan Ve Tic. Ltd .Şti'nde ücretsiz izinli olarak SGK'ya bildirimin yapıldığı, mahkememizin ayrılmadan önceki esaslı 2015/292 E sayılı dosyasında keşif mahallinde ve duruşmada alınan tanık beyanlarının değerlendirilmesinde davacının Acıpayam ilçesinde serbest olarak boyacılık yaptığı geçimini bu işten sağladığı hususları ve tüm dosya kapsamı arasında bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, hizmet akdi ve çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtların ortaya koyulamadığı düşünülerek...'' gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 2018/1854 esas 2018/2160 karar sayılı ilamıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, temyiz yoluna başvurulması nedeniyle Yargıtay'a gönderilen dosyanın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2018 /7377 esas 2019/1063 karar sayılı ilamıyla 18/02/2018 tarihinde onanmasına karar verildiği ve dolayısıyla meydana gelen olayın iş kazası olmadığına yönelik verilen kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilemez yahut değiştirilemez. Taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece kendiliğinden her aşamada dikkate alınmalıdır. İş mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesini esas alarak belirleyecektir. Anılan maddede; İş mahkemelerinin,
1) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
2) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,
3) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakacağı düzenlenmiştir.
Anılan maddede; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya Kanunundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda, davacı ile davalı arasında istisna akdinin unsurlarından olan bir eserin ücret karşılığında yaratılması söz konusudur. Dolayısıyla, dava konusu uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında yapılan eser sözleşmesine dayalı tazminata ilişkin olup, olayın iş kazası ve davalının işveren olma durumu söz konusu olmadığı gibi davacı ile aralarındaki hizmet sözleşmesi de yoktur. Uyuşmazlığın niteliğine göre, davaya bakmak görevi genel mahkemelere aittir. Bu durumda, mahkemece, davanın görülmesinde genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece işin esasına girilerek bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına , temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
17/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.