Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

A) Davacının İstemi :

Davacı vekili, müvekkilinin halen Almanya'da ikamet ettiğini, Bakanlar kurulu kararı ile Türk vatandaşlığından çıkmasına izin verildiğini, SSK hizmeti bulunmadığını, vatandaşlıktan çıktıktan sonra Alman vatandaşlığına 01/01/1991 tarihinden itibaren borçlanabileceği nitelikte Türk vatandaşlığına geçtiğini, yurt dışı hizmetlerinin bulunduğunu, Türk vatandaşlığında geçen yurt dışı çalışmaları için borçlanma ve aylık bağlanması amacı ile 22/04/2014 tarihinde kuruma başvurduğunu, kurumun başvuru tarihinde Türk vatandaşı olmadığından işlem yapmadığını beyan ederek, davacının 22/04/2014 tarihli talebini reddeden Kurum işlemin iptalini ve talep tarihinde vatandaş olma şartı aranmaksızın Türk vatandaşlığında geçen yurt dışı çalışmalarını borçlanabileceğinin tespitini talep ve dava etmiştir.

B) Davalının Cevapları :

Davalı kurum vekili, davacının talep tarihinde Türk vatandaşı olması gerektiğini, Kurum işleminin doğru olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

C) İlk Derece Mahkemesinin Gerekçesi ve Kararı :

Mahkemenin 21/03/2018 tarihli kararında, 6552 sayılı Yasa’nın 64. maddesi ile değişik 5521 sayılı Yasa’nın 7. maddesine ve daha sonra yürürlüğe giren 7036 sayılı Yasa’nın 4. maddesi yolu ile HMK 114/2 ve 115. maddeleri gereği davadan önce kuruma başvuru koşulu karşılanmadığından ve davacının verilen süreye rağmen kuruma başvuruda bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine hükmedilmiştir.

D) Bölge Adliye Mahkemesinin ve Kararı :

Davacının ilk borçlanma talep dilekçesini Kuruma verdiği tarih itibariyle 6552 sayılı Yasa’nın yürürlükte olmadığı, söz konusu dilekçeye teknik anlamda idari başvurunun hukuki sonuçlarını bağlamayacağı, kaldı ki davacının daha sonra ikinci kez borçlanma talebinde bulunarak ilk borçlanma talebinden döndüğü, davanın açılış tarihi itibariyle idari başvuru şartının mevcut olduğu gerekçeleriyle Mahkemenin ret kararında ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ifade edilmiş, davacı vekiline ait istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

E) Temyiz Talebi :

Davacı vekili, kuruma başvuru yapılmasını zorunlu tutan Yasa’nın yürürlük tarihinden evvel kuruma başvurunun yapıldığını ancak SGK tarafından talebin reddedildiğini, Yasa değişikliğinde, belirli bir tarihe kadar veya belirli bir tarihten sonra kuruma başvuru şartının getirilmediğini, Kuruma yeniden başvuru yapılması halinde sonraki başvuru tarihine göre yurt dışı borçlandırmasına esas olacak şekilde prim hesabı yapılacağını ve bunun müvekkilinin aleyhine olacağını, bu nedenle kararın hatalı olduğunu, açıklanan ve re’sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğini savunmuştur.

F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :

Dava, yurt dışındaki hizmetlerinin borçlanılması talebine ilişkindir.

11/09/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasanın 64. maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7. Maddesine eklenen 3. fıkra ile, “31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü getirilmiştir.

Ayrıca, 12/10/2017 tarih ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 4/1. maddesinde de benzer bir hükme yer verilerek “31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” denilmiştir.

Somut olayda, davacının 22/04/2014 tarihlinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurduğu, Kurum tarafından talebin reddedildiği, sonrasında mevcut davanın açıldığı anlaşılmakla, 6552 sayılı Yasa ile değişik 5521 sayılı Yasa’nın 7. maddesine ve sonradan yürürlüğe giren 7036 sayılı Yasa’nın 4. maddesine uygun şekilde dava öncesi Kuruma başvuru şartının yerine getirildiği gözetilerek işin esasına girilmesi yerine yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

G) SONUÇ:

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi'ne, karardan bir örneğin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06/11/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

***