Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, maluliyetinin tespiti ile maluliyet aylığına hak kazandığı tarihten itibaren aylıklarının yasal faiziyle birlikte Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

KARAR

Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Sosyal Güvenlik Kurum vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Davacı, 23/11/2011 tarihli iş kazasından itibaren maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini tespitini istemiştir.

Mahkemece, ilk olarak davanın kabulüne, 23/11/2011 iş kazası tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazanıldığının tespitine karar verildiği; Dairemizin 05/12/2017 Tarih ve 2016/7718 Esas, 2017/10157 Karar sayılı bozma ilamında, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurul raporu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurul raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla davacının çalışma gücü kaybı oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine karar verildiği; bozma ilamına uyan Mahkemece bu defa 18/04/2019 tarihli karar ile ATK ikinci üst kurulunun meslekte kazanma güç kayıp oranını %62 olarak tespit eden raporuna istinaden davanın kabulüne, davacının iş kazası geçirdiği 23/11/2011 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespitine hükmedildiği anlaşılmaktadır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 27. maddesine göre, malul sayılmaya esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini, malul sayılmaya esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini takip eden ay başından itibaren maluliyet aylığı başlar.

Dosyadaki evraka göre, davacıya ait tahsis talebinin 06/09/2012, malul sayılmasa esas alınan raporun ise 07/09/2012 tarihli olduğu anlaşılmakla, hükme esas alınan rapor tarihini takip eden 01/10/2012 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazanıldığı anlaşılmaktadır.

Ancak hükümde buna aykırı olarak iş kazası olan 23/11/2011 tarihinden itibaren maluliyet aylığına hak kazanıldığının tespitine karar verilerek sonuca gidilmiştir. Bu durum, yukarıda açılan mevzuat hükümleri aykırı ve hatalı olmuştur. Bu yönüyle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK'un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasındaki,

"Davanın KABULÜ ile davacının 23/11/2011 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının ve bu tarih itibari ile aylığının ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE," bendi silinerek yerine,

"Davanın Kısmen KABULÜ ile davacının 01/10/2012 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının ve bu tarih itibari ile aylığın ödenmesi gerektiğinin TESPİTİNE," bendinin ve,

"Davanın Kısmen kabulü sebebiyle, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre 2.725,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilmesine" bendinin eklenmesine, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 18/09/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.

***