"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan ... Mimarlık Dan. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... Mimarlık Ve Danışmanlık Ltd. Şti vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, iş kazası sonucu sigortalının vefatı nedeniyle hak sahibi eş ve çocukların maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı eşin 143.446,67 TL maddi tazminat alacağı olmakla beraber taleple bağlı 46.080,42 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminat, çocuk ...’nin 12.161,28 TL maddi tazminat alacağı olmakla beraber taleple bağlı 3.801,13 TL maddi ve 18.750,00 TL manevi tazminat, çocuk ... lehine 94,09 TL maddi ve 18.750,00 TL manevi tazminat ve çocuk ... lehine talep olunan maddi tazminatın reddi ile 18.750,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, mahkemece verilen 10/06/2015 tarihli bir önceki kararın, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20/06/2016 tarih ve 2015/16430 Esas – 2016/10195 Karar sayılı ilamıyla, davalıların tüm temyiz itirazları reddedilirken davacı taraf temyiz itirazının, mahkemece hükme esas alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporunda; davacı ... için tazminat hesabı yapılırken, destek sigortalının bakiye ömrü her ne kadar PMF yaşam tablosuna göre hesap edilmiş ise de; nüfus kayıt örneğine göre sigortalının doğum yılının 1968 olmasına karşın, 1958 olarak tespiti ile bakiye ömrün eksik hesabı, aynı zamanda davacı ...'nın öğretim durumunun devam ettiği dikkate alınarak, destekten yararlanma süresinde hata yapıldığı belirtilerek bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde yukarıda belirtilen şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere; bozma kararına uyması ile Mahkemenin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma yükümlüğü doğar. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan Mahkemenin, bozma gereğince değerlendirme yaparak yeni hükmünü tesis etme zorunluluğu vardır.
Aynı zamanda mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Bu açıklamalardan olarak, Yerel Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma kararı doğrultusunda hesap bilirkişiden alınan 31/07/2017 havale tarihli raporda, davacı ...’nın tazminat alacağının doğru olarak belirlendiği ve SGK’dan bağlanan gelirin tazminat alacağından tenzili ile beraber tazminat alacağının karşılandığının anlaşıldığı, bu yönüyle davacı ...’nın maddi tazminat talebinin reddi yönündeki yerel mahkeme kararının yerinde olduğu açıktır; öte yandan aynı hesap raporunda bozma kapsamı dışına çıkılmak ve usuli kazanılmış haklar da ihlal edilmek suretiyle, diğer davacılar yönünden de tazminat alacaklarının tekrar hesap edilmesi ve hesap edilen bu tazminat alacaklarına itibar edilerek yeniden karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde mahkemece yapılacak iş, uyulan bozma kararı doğrultusunda alınan hesap raporuna göre davacı çocuk ...’nın maddi tazminat alacağını şimdiki gibi reddetmek; bu husus dışında 10/06/2015 tarihli yerel mahkeme kararında hükme bağlanan davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin önceki bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olması nedeniyle bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı ... Mimarlık Ve Danışmanlık Ltd. Şti vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13/01/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.