Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ... ve ...sicil numaralarının kendisine ait olduğunun ve her iki hizmetlerinin birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, ... kayıtlarında ... sicil numarası ile bildirilen ... ile aynı kişi olup, ...'na ait çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600E,2007/604K. Sayılı kararı da aynı yöndedir

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 01.01.1969 doğumlu olan davacının nüfusa kaydının 04.05.1990 tarihinde yapılmış olduğu,dinlenen davacı tanık beyanlarına göre davacının gerçek isminin ... olduğu, hizmet cetveline göre ... adına 01.04.1985-31.12.1994 tarihleri arasında farklı işyerlerinden işe giriş bildirgelerinin verildiği ve 786 gün hizmet bildiriminde bulunulduğu anlaşılmış olup, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, ...'nun çalışmasının bulunduğu tüm işyerlerine ait tüm işe giriş bildirgeleri ile çalışılan döneme ait tüm dönem bordrolarını getirtmek, işe giriş bildirgeleri üzerinde imza incelemesi yaptırmak, dönem bordrolarından ise herbir işyeri için ayrı ayrı resen tespit edilecek kişileri dinlemek, böylece aidiyetinin tespiti istenilen çalışmaların kime ait olduğunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlemek ve çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.

O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***