"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar ve İhbar Olunan vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 03.04.2006 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti ile bu olaya nedeniyle sigortalıda meydana gelen maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, 1.260,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... mirasçıları olan davalılar ve dahili davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuştur.
1- İhbar olunan temyizi incelendiğinde;
Dosya kapsamından, karar başlığında dahili davalı olarak gösterilen ...'ın dava kendisine ihbar olunan gerçek kişi olduğu anlaşılmaktadır. Dava kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm ancak o davanın tarafları arasında kurulur.
Somut olayda, her ne kadar karar başlığında adı dahili davalı olarak gösterilse de aleyhine usulünce açılmış bir dava bulunmamasına göre ... aslında dava kendisine ihbar olunan gerçek kişidir. Yukarıda da değinildiği üzere kendisine ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz ve bir davada hüküm ancak o davanın tarafları arasında kurulur. O halde aleyhine usulünce açılmış bir dava bulunmayan ve mevcut hale göre dava kendisine ihbar edilen gerçek kişi olan ...'ın adının dahili davalı olarak gösterilip hüküm altına alınan tazminatlardan da “davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak” şeklindeki kararın hatalı olduğu açıktır.
O halde ihbar olunan vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
2- Davalılar temyizine gelince;
Uyuşmazlık, zararlandırıcı olayı sonucu davacının açtığı iş kazası tespit davası ile tazminat davasının birlikte görülüp görülemeyeceğine ilişkindir.
HMK’nun 167.maddesi uyarınca yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için aralarında bağlantı bulunsa bile davaların ayrılmasına, davanın her safhasında karar verilebilir. Yine aynı yasanın 30.maddesinde Mahkemenin yargılamayı, mümkün olduğunca hızlı ve bir düzen içerisinde seyretmesini sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
İş kazası nedeniyle açılan tazminat davasının görülebilmesi için meydana gelen olayın Kurum tarafından iş kazası tahkikatının ve giderek zararlandırıcı olayın iş kazası olarak tespiti gerekmektedir. Zira açılan tazminat davalarına doğrudan etkisi bulunmaktadır. Şöyle ki İş kazasından kaynaklanan tazminat davaları nitelikçe Kurumca karşılanmayan zararların tahsiline ilişkin davalar olduğundan mükerrer tahsile neden olunmasının önüne geçebilmek için iş kazası sigorta kolundan Kurumun hak sahiplerine bağladığı gelirlerin tespiti ile bunun hesaplanan maddi tazminattan tenzili gerektiği gibi,tek başına manevi tazminat davası açılması durumunda dahi mahkemenin görevine ilişkin neticeleri bulunmasından dolayı (olay iş kazası değilse yargılama iş mahkemelerinde yapılamayacağından) Kurumun iş kazası tahkikatı ve giderek olayın iş kazası olarak tespit olunması önem arz etmektedir.
Mahkemece yapılacak iş; tespit davasını tazminat davasından tefrik edip ayrı esasa kaydetmek, tespit davasını tazminat davası için bekletici mesele saymak, tespit davasını sonuçlandırıp tespit davasında verilen hüküm kesinleştikten sonra çıkacak sonuca göre tazminat davasını sonuçlandırmaktır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14/04/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.
MG