"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet oranının tespitine, maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı; maluliyet oranının tespiti ile kendisine maluliyet aylığı bağlanması talebinde bulunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 08.07.2011 tarihinde davalı Kuruma başvurarak malûllük sigortası hükümlerine göre aylık tahsis isteminde bulunması üzerine, davalı Kurum tarafından davacının çalışma gücünün % 60'ını kaybetmediğinden bahisle reddedildiği, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 06.04.2012 tarihli kararı ile de; davacının beden çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmediğinin bildirildiği, ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 22.12.2013 tarihli raporda ise; 30.06.2008 tarihinde böbrek nakli uygulanan davacının 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği Ek 1 bölüm M/C maddesine göre beden çalışma gücünün en az %60(Altmışını) kaybetmiş olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan ve tahsis talep tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasanın 26.maddesinde, sigortalının, malullük aylığından yararlanabilmesi için:
a)25 inci maddeye göre malûl sayılması,
b)En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şarttır.
Somut olayda; davacı açısından maluliyet aylığı ile ilgili tüm koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmaksızın sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının sigortalılığına ilişkin tüm belgeler getirtildikten sonra maluliyet aylığı koşullarının davacı için gerçekleşip gerçekleşmediğinin tüm unsurlarıyla denetime elverişli şekilde tartışılması, gerek görülürse bilirkişi raporu aldırılması ve çıkacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.