"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Gödel tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava; 28.08.2005 tarihindeki zararlandırıcı olay nedeniyle davacının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazasıve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
Kurumun işkazası tahkikatının ve giderek zararlandırıcı olayın işkazası olarak tespitinin açılan tazminat davalarına doğrudan etkisi bulunmaktadır. Şöyle ki İşkazasından kaynaklanan tazminat davaları nitelikçe Kurumca karşılanmayan zararların tahsiline ilişkin davalar olduğundan mükerrer tahsile neden olunmasının önüne geçebilmek için işkazası sigorta kolundan Kurumun haksahiplerine bağladığı gelirlerin tespiti ile bunun hesaplanan tazminattan tenzili gerektiği gibi, tek başına manevi tazminat davası açılması durumunda dahi mahkemenin görevine ilişkin neticeleri bulunmasından dolayı(olay işkazası değilse yargılama iş mahkemelerinde yapılamayacağından) Kurumun işkazası tahkikatı ve giderek olayın işkazası olarak tespit olunması önem arzetmektedir.
Dosya kapsamından, SGK Başkanlığınca davaya konu zararlandırıcı olay nedeniyle inceleme başlatılmadığı, davacıya manevi tazminat dosyasında verilen önel gereğince Banaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/512 Esas sayılı dosyasında iş kazasının tespiti ile sigortalının vefatı nedeniyle gelir bağlanmasının talep edildiği, iş bu davada verilen 22.01.2015 tarih 2015/69 sayılı karar ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de; davacı ve davalı kurum vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 02.02.2016 tarih ve 2015/5306 Esas, 2016/998 Karar sayılı ilamı ile tarafların temyiz itirazlarının kabul edilerek kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yapılacak iş, davacı tarafından açılan iş kazası tespiti ile gelir bağlanması istemli davada, bozma kararı çerçevesinde yargılamaya devam edileceği dikkate alınarak dava sonucunun, bu dava için bekletici sorun yapılarak, sonuca göre tüm delilleri bir arada değerlendirerek bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.